ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİ DEĞERLENDİRMESİ-III
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİ DEĞERLENDİRMESİ-III

16 Haziran 2017 - 12:02

Strateji Belgesi’nin üçüncü amacı “ Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algıyı İyileştirmek ve Mesleğin Statüsünü Güçlendirmek “ olarak belirlenmiş olup dört hedef ve 10 eylem ile hayata geçirilmesi planlanmıştır.

Öğretmenlik mesleğinin nitelik bakımından istenilen seviyeye getirilebilmesi ve gelinen noktanın sürdürülebilir olması esasında bu amaç etrafında şekillendirilebilir. Ancak bu amaçlar altında belirlenen hedefler ve hedeflerin hayata geçirilmesi için planlanan eylemler amaca ulaşılmasını sağlamaktan uzaktır.

Eylem 26 ile mesleğimizle ilgili mevzuatın güncellenmesi ele alınmaktadır. Mevzuat güüncellemesi gereklidir. Ancak sonra gelen eylem planlarında güncellemeye dair bazı ipuçları bulabiliriz ki kısmen uygulaması yapılmış bu eylem planlarının eğitim camiası tarafından kabul görmediği bir gerçektir.

Eylem 27 ile öğretmene yönelik şiddetin azaltılması için hukuki ve idari yaptırımların gözden geçirilmesi ve eğitimde şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalar planlanmaktadır.

Eylem 28 ile “ Eğitim kurumlarının yapılarını demokratik, şeffaf ve katılımcı biçimde geliştirerek öğretmenlerin okul yönetimi süreçleri ve eğitim uygulamaları üzerinde daha fazla yetki ve sorumluluk sahibi olmalarını sağlamak “ planlanmaktadır. Eğitim kurumlarının yapılarının eylem planında açıklanan noktaya ulaşabilmesi tek başına öğretmen katılımı ile gerçekleştirilebilecek bir durum değildir. Konu bir bütün olarak ele alınmalı; eğitim yönetimi, öğretmen, öğrenci, veli işbirliği çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eğitim kurumlarının demokratik bir yapıya ulaşmaları öğretmen seçiminden, yönetici seçiminden ve buralarda yapılacak uygulamalardan geçmektedir. Mülakat sistemi ile yönetilmeye çalışılan eğitim sistemimizin bu çelişkili durumu bir an evvel gözden geçirmek ve adil ve hakkaniyetli bir yöntem belirlemesi gerekmektedir. Aksi durumda tek başına sadece öğretmen üzerinden eğitim kurumlarının geliştirilmeye ve iyileştirilmeye çalışılmasının mümkün olmadığı açıktır. Bu durum öğretmene yeni ödevler yüklemekten başka bir sonucu doğurmayacaktır.

Eylem 31 ve 32 ile dezavantajlı bölgelerde çalışan öğretmenlere özlük, sosyal ve mali konularda iyileştirme yapılması planlanmaktadır. Yine bu durumun da Eylem 33 ile birlikte değerlendirilebilecek kolaycılığa kaçılan ve sistemimize sözleşmeli öğretmenlik olarak getirilen ve kabul görmediği gibi başarı noktasında da tartışmaya açık bir çözüm yolu ile giderilmeye çalışıldığı görülecektir. Dezavantajlı bölgelerde sözleşmeli öğretmenlik ile 4+2 yıl görev yapacak öğretmenlerden başarı beklenmektedir. Yapılan işin adı zorlamadır, mutsuz çalışan ile beklenen hedeflerin yakalanması mümkün değildir.

Eylem 34 ile bakanlığımızın son yıllarda dilinden düşürmediği ve esasında hangi amacı gerçekleştireceği de belli olmayan rotasyon uygulaması ele alınmaktadır. Rotasyon geçtiğimiz yıllarda kısmen uygulanmaya çalışılmıştır. Uygulanmaya çalışılan okulların eğitim seviyesi ortadadır. Kaldı ki ulaşılmaya çalışılan amaç olan öğretmene yönelik algı ve statü kapsamında rotasyonun hangi katkıyı sağlayacağı anlaşılabilir bir durum değildir.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan bu belge daha önce de çıkarmış olduğu ve yol haritası olarak görülen birçok uygulama gibi dağ fare doğurdu algısını yaratmıştır. Eğitim geleceğimizin ve öğretmenlik mesleğinin geleceği için atılacak adımlarda katılımcı çoğunluğun sağlanmasının yanında katılımcıların fikirlerinin değer bulmadığı ve karşılığının ifade edilmediği hazırlıklar dışında yapılacak çalışmalarla çok fazla bir yol alabileceğimizi düşünmek abesle iştigaldir.

Milli Eğitim Bakanlığı müfredat hazırlıkları aşamasında da uygulamacıların sözcüsü olan sendikalarla işbirliği içerisinde çalışmalıdır. Öğretmen ve yönetici seçimlerinde mülakat uygulamasından vazgeçmelidir. İş barışını bozan uygulamaları gözden geçirmelidir. Bütün kesimlerin fikirleri alınmalı, bu doğrultuda yapılacak çalışmalar da katılımcıların katkıları ve eleştirel yaklaşımları titizlikle gözden geçirilerek karşılık bulmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum