REFERANDUMA ÜÇ KALA
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

REFERANDUMA ÜÇ KALA

13 Nisan 2017 - 19:28

Benim güzel ülkem tarihi geçmişi itibariyle çok fazla güzellikler yaşadığı gibi çok acılar çekmiş kadim bir medeniyetin beşiğidir. Belirli bir yaşın üzerindeki bizler ülkemde yaşananları acısı tatlısıyla bazılarına yaşayarak şahit olurken bazılarını ise tarihten okuyarak bilgi sahibi olduk. Atlattığımız her badire sonrasında esasında tez çalışmalarına konu olabilecek olaylar yaşadık. Rabbime hamd-ü senalar olsun ki her defasında yaşananların üstesinden gelmeyi ve önümüze bakabilmeyi başardık. Başarımızın sırrı tarihimizde gizliydi. Bilge Kağan’ların, Sultan Alparslan’ların, Fatih’lerin, Mustafa Kemal’lerin torunuyduk bizler, öyle kimseye kolay pabuç bırakmazdık. Ülkemiz üzerinde ezeli gözü olanların ve manzara-i umumiye de görünen ebedi gözü olacakların da gözden kaçırdıkları buydu. Bu millet İslam’ın emri üzre Hak ve adalet çizgisinden ayrılmamış, bu yolda her şeyi göze almış bir milletti;
 anlayamadılar, anlamak istemediler, anlamak istemeyecekler.

16 Nisan 2017 tarihi itibariyle, ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrası gelişen süreçle birlikte Anayasamızda yapılmak istenen değişiklikleri oylamak için sandığa gideceğiz. Daha önceleri de çeşitli vesilelerle yapılan referandumlar nedeniyle sandığa gittik. Referandum sonrasında çıkan oylar neticesinde oluşan yeni durumlara toplum olarak uyum sağladık ve hayat yine devam etti.

Bugüne kadar gerek seçimler gerekse referandumlar sonrasında neler yaşanıyorsa ülkemiz de yine aynı şeyler yaşanmaya devam edecek. Sonuç ne olursa olsun hedefimiz yine ülkemizin terör sorunu, ekonomik sorunları, eğitim sorunu ve son zamanlarda ABD’nin İdlib’de yaşananlar sonrasında Suriye’yi vurmasıyla birlikte yanı başımızda yaşananların uluslararası boyutta yeni bir şekil almaya başlamasıyla birlikte nerelere varabileceği ile ilgili fikir yürütmek, stratejiler geliştirmek ve hareket tarzlarımızı belirlemek olacaktır.

Özellikle son yaşanan ve Kuzey Kore’nin “ karşılık veririz, hazırız” açıklamalarını okumak, değerlendirmek ve sürecin nerelere varabileceğinin hesaplarını doğru yaparak strateji geliştirmek durumundayız. ABD başta olmak üzere sınır komşumuzda yaşananlarla ilgilenmeyen, birebir içerisinde olmayan neredeyse yok gibi. Meğerse ne kadar çok severlermiş bu toprakları. Aman bir çağırsalar da gitsek diyerek meğerse nasıl da beklerlermiş. Hani artık bir siz eksiktiniz diyecek noktamızda kalmadı neredeyse. Tam tekmil buradayız.

Bütün bu hengâme içerisinde gideceğimiz referandum sürecinde siyasi arenada ülkemizi yönetme iddiasındakilerin süreci her iki taraftan da ne kadar sağlıklı anlattıklarını ancak 17 Nisan sabahı verilecek kararlar da görebileceğiz. Her iki tarafında kendilerince haklı oldukları tarafları var, buna kararı aziz milletimiz verecektir.

Görünen odur ki Kuzey Kore’nin açıklaması sonrasında 17 Nisan itibariyle sonuçları çok fazla tartışma imkânını dahi bulamayabileceğimiz zamanlar bizi bekliyor olabilir. Geleceğe dair elbette öngörülerimiz olacaktır. Ancak sadece yaşayarak öğrenebileceğiz.

Bizim şimdilik geleceğe dair temennilerimiz olabilecektir. Rabbim insanlık diyerek koşa koşa uzak diyarlardan gelerek savaş baltalarını sallayanlara fırsat vermesin İnşallah. Rabbim memleketimizin geleceğinin evlatlarımızın çok daha müreffeh ve mutlu yaşaması için ülkemiz üzerinde emelleri olanların gardını düşürecek sonuçla bizleri mutlu kılsın İnşallah.

YORUMLAR

  • 0 Yorum