SİYASETİN İKİ YÜZÜ
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

SİYASETİN İKİ YÜZÜ

25 Ağustos 2017 - 12:26

Siyaset ya da politika devlet işlerinin yürütülmesinde çalışan mekanizmadır. İnsanlar eliyle yürütülen ve yürüten insanların bilgi, beceri ve kabiliyetleri çerçevesinde gelişen süreçlerin toplamından ibarettir.

Türk Dil Kurumu politika başlığı altında çeşitli tanımlamalar yapmıştır. Bu tanımlar içerisinde bulunan “Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme” Tanımı dikkate değerdir. Bu tanımı elbette hayatın her alanında uygulama olanağı mevcuttur. Günümüz dünyasında ise özellikle ülkemizde diğer tanımlardan daha çok bu tanım siyaset anlayışımızı etkiliyor gibi görünmektedir.

İnsanların temel ihtiyaçları olan beslenme, barınma, giyim kuşam gibi ihtiyaçlarının karşılanması ve temel ihtiyaçların karşılanmasından sonra lüks sınıfına girebilecek ki esasında yine insanın temel ihtiyaçları kategorisine de koyabileceğimiz ihtiyaçlarının karşılanma oranları siyasetin yapıp ettikleri kadardır.

Siyasetin tüm tanımları içerisinde ortak olan insanları ilgilendiren bir konu gibi gözükse de bir ülkede yaşayan tüm varlıkların etkilendiği ve tüm varlıkları etkileyen bir alandır. Ülkemizdeki orman yangınları sonrası arsa açmak için mi? sorusu çoğu zaman cevap bulamamaktadır.

Yakın zamanda gelişen siyasi olaylarla siyasetin iki yüzüne bakacak olursak; ülkemizin içerisinde bulunduğu coğrafya ile de ilgili tarihsel gelim sürecini de göz önüne aldığımızda hiç bitmeyen kavgaların artık farklı etkileşimler ve farklı alanlarında işin içinde olduğu gerçeğini yadsıyamayız. Tarihsel anlamda yaşadıklarımızın esasında bugüne çevirisini yaptığımızda değişen tek şeyin yaşamın kendi doğası içerisindeki gelişmelerden kaynaklı olduğunu görmekteyiz. Bu durumu matbaanın icadı ile sosyal medyanın hayatımıza girmesi gibi iki konu üzerinden rahatlıkla gözlemleyebilir ve tarihsel boyutunu sorguya çekebiliriz.

İnsanların birbirleri ile etkileşimlerinin ve birbirlerini etkileme gücünün ulaştığı nokta olarak görebileceğimiz sosyal medya gerçeği yukarıda tanımını verdiğimiz politika tanımı ile bir arada düşünüldüğünde nereden nereye geldiğimizi açıkça görebilmekteyiz. Gerçekler böyle midir? Sormamız ve sorgulamamız gereken nokta burasıdır. İnsanların duyguları, zaafları, istek ve ihtiyaçları ya da bulunduğumuz sosyal çevre ile ilgili yapmanız gerekenler çerçevesinde yapıp ettiklerinizle elde edebileceğiniz ve belki bir süreliğine de olsa insanları ikna ederek hayata sizin baktığınız pencereden bakmalarını sağlayabileceğiniz bir gerçekliktir. Ya sonrası? Sürdürebilirlik düzeyiniz önemlidir.

Tüm gerçeklik esasında yine tüm çıplaklığıyla yaşamın kendi gerçekliği içerisinde bize sunulmaktadır. Ne yaparsanız yapınız bir noktadan sonra insan olmanın gerçekliğinden kaçma şansınız yoktur. Sonunda yaşamınızın ilerleyen safhalarında kendinizle baş başa kaldığınızda “keşke!”lerinizle mücadele etmeye başlamış iseniz geriye dönüşü olmayan bir yolda olmanız… Sizi içinden çıkılamaz bir labirente sürükleyecektir. Keşkelerinizin olmadığı bir yaşam dileklerimizle sağlıkla kalınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum