SURİYE MESELESİ
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

SURİYE MESELESİ

23 Ocak 2019 - 19:42


Ülkemizde yerel seçimler öncesi aslında gündemimizin ana teması olması gereken Suriye Meselesi ikinci plana atılmış gibi gözükmektedir. Ancak gündemimiz özellikle dijital dünyada yetişemediğimiz hızda akan bilgiler ışığında değişen gündemlere rağmen her daim Suriye olmak durumundadır.Trump’ın sürekli değişen ruh haline göre yaptığı atraksiyonlara rağmen seçim öncesinde söylediği “ Yeniden Büyük Amerika “ söylemini göz ardı etmemeliyiz. Yeniden büyük Amerika hayalinin Trump açısından uygulama alanı olan ticari faaliyetleri çerçevesinde olacağını da görmek lazımdır. Nitekim bocaladığı zamanları bir kenara bırakacak olursak son zamanlarda yapmış olduğu eylemler bu analizimizi doğrular niteliktedir.
Türkiye açısından Suriye konusu özellikle ABD penceresinden okunmakla birlikte özellikle ilişkileri açısından Rusya, İran ve diğer AB ülkelerinin yanında aslında hiç dile getirilmeyen Çin penceresinden de bakılması gereken bir konudur. Özellikle ABD’nin de Esad gitsin söyleminin Esad kalabilire evrilmesi doğru okunmalıdır. Trump’ın Suriye geldiği noktayı ticari pencereden okumanın gerekliliği de ortadadır. Elbette Trump her ne kadar Suriye’de terör örgütleriyle birlikte hareket ediyor olsa da Türkiye ile olan geçmiş ilişkileri de bir kenara bırakamamaktadır. Yine Trump’ın ani kararlarını da dikkatle analiz etmeli ve karşı hareketler konusunda da titiz davranılmalıdır. Bu duruma bir örnekle açıklık getirecek olursak çekiliyoruz söylemi sonrasında çekilme işleminin ne oranda gerçekleştiğine bakmamız yeterli olacaktır.
Suriye meselesinde unutmamamız gereken ve yukarıda saydığımız devletler dışındaki ana tema İsrail’dir. İsrail’in geri planda duruyor gözükerek aslında işin ana noktasında bulunduğunu görmek lazımdır. Perde arkasında yaptığı girişimleri takip etmek gerekmektedir. Bugüne kadar her ne kadar ABD, Rusya, İran ve Türkiye ağırlıklı bir oyun planı var gibi gözüküyor olsa da küresel dünya söylemi ve İsrail’in gelecek planları da göz ardı edilmemelidir.
Burada kim neyin peşindedir? Sorusunu ise basit bir örnekle açıklamak isterim. Bir firmanın küçük parçalar halindeki arazileri alarak büyük bir site inşaatı gibi düşünmek sanırım konuyu anlamamızda bize yardımcı olacaktır. Böylesi büyük bir siteyi inşa edebilecek kaç firma vardır? Bunlar hangi firmalardır? Bu firmaların inşa sonrası elde edecekleri gelirler sonrasında devam ettirebilecekleri gelir akışı neler olacaktır? Tarihi biraz geriye sarıp geleceğe dair bir kurgu yapmayı denediğimizde aslında çok da zor bir denklem içerisinde olmadığımız görebileceğimizi düşünüyorum. Elbette etraftaki küçük arazilerin bazılarının satışının gerçekleştiğini ve bu satışların kim veya kimler lehine gerçekleşmiş olduğunu da hesaba katmadan yapacağımız bir analizin bizi yanlış yorumlamalara sürükleyeceğini de unutmamalıyız.
Gelecek günler uzun soluklu stratejinin taktik uygulamalarını çokça göreceğimiz zamanların işaretini vermektedir. Bu işareti gördüğümüz noktada nerede olmamız geektiği ve işaretin gösterdiği yönde hangi noktaya doğru hareket etmemiz gerektiğini doğru okumak mecburiyetindeyiz. Oyun büyük…
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum