Özelsin mesajı...
Nur YILMAZ

Nur YILMAZ

Özelsin mesajı...

18 Mayıs 2019 - 07:00

İnsanlar istedikleri ‘ben’ olamaz ise o duyulan üzüntü tüm hayatlarına damgasını vurur.

İçlerinde biriken hırs mutlaka bir yöne doğru kayar.

Olmak istediklerini gerçekleştirememek derin üzüntülere gebe olurken, biriktirdiklerinin derinliği tüm yaşamlarında bir yapı taşı olarak karşılarına çıkar.

Ve kaybolurlar.

*

Unutmayalım ki, biz farklı büyütülürüz hep.

Adam Phillips’in 'Kaçırdıklarımız’ adıyla yayımlanan Denemeler kitabında tanımladığı gibi, ‘çok özelsin diyerek büyütülen’ bizleriz.

O özelsin ile büyütülme ince bir çizgi bana göre. 

O çizgide büyük ‘ego’ ile kaybolabilir. 

Ya da ‘varlıkta’ eriyebilirsin.

Seçim senin.

*

Ve en önemlisi de şunu bilmeliyiz ki; her birimiz, nokta kadarız. 

Şu dünyada o kadar da değerliyiz ve o kadar da küçüğüz aslında.

Karıncaya göre bir deviz. 

Bize göre karınca nokta.

Görmeden ezeriz karıncayı küçük diye de, bir karınca yere çalar bizi gün gelince.

 *

Bu özel olma ihtiyacımız nereden geliyor peki?

Tam anlamıyla bilinmez olduğumuzdan olabilir mi?

Hayallerimiz bile bize özelsin mesajı vermez mi?

Hele ki rüyalarımız bile bize özelsin mesajı göndermez mi?

Gönderir. 

Her yerden özelsin mesajları ile şekilleniriz.

Onunla büyürüz. Ancak ya büyürken benlik ile sarmalanırız ya da insanlık ile güzelleşiriz.

*

‘Özel olamıyorsam eğer, hayatın işleyişinden ne beklerim ki? ‘deme. Didin, uğraş gerçek özel olan ‘kendini’ kendin vasıtasıyla keşfet.

O zaman ‘bu hayattan ne kadar yararlanabilirsem o kadar özelim’ der ve sarılırsın özüne.

Yaşamı kendine göre şekillendirebilirsin.

‘Sen’ yaşamda olabilirsin, kenarda köşede etkisiz kalmazsın.

Yaşamın en içinde ki rolün en güzelidir.

*

Sözler verirsin... 

Yeminler edersin...

Uyanmak istersin...

Affetmek istersin...

Değiştirmek istersin...

Kavga edersin...

Kendinden nefret edersin, ya da tam tersi bencilliğin seni ele geçirir.

Sonra kendine gelirsin belki de olmak istediğin biçime dönersin.

Belki de yeniden başlamak istersin.

Başlarsında.

*

Ta ki, kendini fark edene kadar.

Kendinizin, özünüzün mükemmel olduğunu fark edene kadar.

Her şey siz ‘fark edene’ kadardır.

İşte bu nedenle ‘özel’ olursunuz.

Bu farkın içinde hayatınızda olanların sorumluluğunu alabilme gücüne de sahipsiniz.

“Mesaj” alabilme özelliğine de sahipsiniz.

*

Önce şunu keşfedelim; siz fiziksel, duygusal ve zihinsel bütünsünüz ve o bütünde üzüldüğünüzde dahi farkediliş ile  “mesajı alan” tarafsınız.

O mesajla yürüyen tarafsınız.

Hisseden, ‘an’da var olan sizsiniz.

Bu hayatın ve doğanın değişmez kanunudur.

Bu kanunu anladığınızda huzurunuz yerine gelir.

*

Ve sana mesajımız değerli okur! 

Sizleri seviyoruz. 

Farklı olabiliriz. 

Farklı yeteneklerimiz olabilir. 

Aslında her anlamda her bireyin kendi içinde farklı olduğunu biliyor musun?

*

Birbirimize insanlık olarak güvenmesini, şevkat vermesini, dost olmasını zamanla öğreneceğiz.

Farklılıklarla birbirimizi seveceğiz.

Farklılığını sen göreceksin.

O yeteneğini sen kendin keşfedeceksin.

Kendini kendin bileceksin.

Sevginin kalbinde yeşerdiğini göreceksin.

Ve sen keşfettiğinde özel olduğunu, yerler, gökler, tüm varlık alemi fark edecek biliyor musun?

*

Yaşama kültürünü öğrenmek ve öğretmek zorundayız.

Fidanız. 

O fidanlar biziz. 

Ve o fidanlar sevgiyle, saygıyla toprağa  kök salacaklar.

İstedik. 

Evet istedik. 

O fidanlar o toprağa kök salsınlar istedik.

Çünkü; bizler toprağa kök saldıkça, hayata daha çok tutunacağız. 

Ve bizler yine hayata sıkı sıkı tutundukça da kucaklaşacağız.

Kucaklaştıkça  sımsıkı sarılacağız.

*

O nedenle; herşey güzel olacak sizin kalbinizde. Olmalı da.

Sevgiye yer açın, dostluk ile kucaklanın, kucaklayın.

Herşey güzel olacak gönlünüzde ve tüm evrende.

Sadece umut ve sevgi ile.

Çünkü siz özelsiniz..

Hepimiz çok özeliz...

Gerçeği fark edenler; ‘kendiniz olun, gerçeği de kendi içinizde bulun’ diyerek yolu tarif etmişler. 

Düşünün.

*

Aşık Veysel der ki; 

Beni hor görme gardaşım, sen altınsın ben tunç muyum?

Aynı vardan var olmuşuz, sen gümüşsün ben saç mıyım?

Ne var ise sende bende, aynı varlık her bedende.

Yarın mezara girende, sen toksun da ben aç mıyım?

Kimi Molla kimi derviş, Allah bize neler vermiş?

Kimi arı çiçek dermiş, sen balsın da ben cec miyim?

Topraktandır cümle beden, nefsini öldür ölmeden.

Böyle emretmiş yaradan, sen kalemsin ben uç muyum?

Tabiata Veysel Aşık, topraktan olduk kardaşık.

Aynı yolcuyuz yoldaşık, sen yolcusun ben bac mıyım?

*

Dip notlar;

Selam...

Özel olma mesajını alabilenlere selam ola.

Selam ola...

İşte o selamlardan biri de, ilk defa 24 Mayıs 1935'te "Atatürk Günü" adı altında kutlanmış olan ve şimdilerde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan özel günün yaratıcısına...

“Şiddetle gelmişti, dört yandan vurgun,

Hem bıkkındı millet, hem de çok yorgun.

Kimi gafletteydi, kimisi dargın,

Bir sen uyanıktın, bir sen Atatürk.”

(Hüseyin Celep)


Zor mesele...

Son dönemlerde yaşanan olayların en çok zarar görenlerinden bir kesim de hiç şüphe yok ki esnaflar.

Ekonomik durum ve büyük sıkıntılar baş göstermiş durumda. 

Neden?

Ego savaşları yüzünden.

Kan kaybeden işletmeler var. Tüm olumsuzlukların bir an önce bitmesini dileyen çalışanlar var. İşletmelerini devretmek için yardım isteyenlerle dolu her yer.

Son derece yıpratıcı durumlar ekonomimizi daha da baltalayabilir.

Sukünet havasındayız şimdi. Ancak yasaklar bile sukünetleri bozabilir. Temkinli olunmalı. Sağduyulu olunmalı. Dolandırıcılığın, düzenbazlığın ve kurnazlığın daha da çok arttığı, sömürünün dağlar kadar büyüdüğü bir düzende sakinlikle kendimizde olmalıyız.

Bir çok kişinin aklında olan ve dile getirmediği tedirginlikler bizi ele geçirmemeli.

Bir de şu açıdan bakabilir miyiz acaba? 

İçsel ayaklanma bir çok hayatı yıkar.  

Popülist politikaların, emperyalizmin kuşattığını görüyoruz, ancak bu zor mesele.

İnanın zor mesele...

Mutlu kalın...

Fıkra;

Marangoz Temel'in başına bir iş kazası gelmiş. 

Kulağı kopmuş. 

Hastaneye kaldırmışlar. Kulağını dikecekler. 

Şiddetle itiraz ediyormuş.

- Bu benim kulağum değildur. Merak edip sormuşlar nereden anladın diye. 

Temel:

- Benimkinin ardında bir kurşun kalem var idu da...


Günün sözü; 

Sizi yıpratan insanlardan sessizce uzaklaşın... Albert Camus


YORUMLAR

  • 0 Yorum