Sibel Durur

Sibel Durur

8 MART

08 Mart 2019 - 09:43

İlk yıllarda Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanan 8 Mart, 1857 yılında New York'taki bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin kadın işçinin 16 saatlik iş gününün 10 saate indirilmesi ve ücretlere zam yapılmasını talep ederek greve başlamasıyla ortaya çıktı.

Kadınların eylemini durdurmak isteyen polis, patronların da desteği ile binlerce işçiyi fabrikaya kilitledi. Bu sırada çıkan yangında içeride kilitli kalan işçilerden 129'u yanarak yaşamını yitirmişti.

İşin en kötü tarafı ABD basını bu olaya neredeyse hiç yer vermemişti. Buna rağmen, işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katılmıştı.

1910 yılında Kopenhag'da gerçekleştirilen İkinci Enternasyonal’e bağlı Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin'in, önerisi kabul edilmiş, her ülkenin sosyalist kadınlarının her yıl aynı gün, kendi ülkelerinin işçi sınıfı örgütleriyle mutabakat içinde bir kadınlar günü düzenlemesi kararlaştırılmıştı.

Uluslararası anlamda ilk emekçi kadınlar günü 19 Mart 1911’de düzenlendi. Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gösterilere katılan on binlerce kadın seçme ve seçilme hakkının yanı sıra kadınlara iş ve mesleki eğitim verilmesi, çalışma alanlarında kadın-erkek eşitliği sağlanmasını talep etti.

Mustafa Kemal Atatürk, “Dünya’da hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez” sözleri ile Türk kadınlarına verdiği önemi vurgulamıştır. Atatürk, dünyaya örnek olacak bir kararı da 5 Aralık 1934 tarihinde aldı. Bu tarihten sonra Türk kadını seçme seçilme hakkına sahip oldu. 8 Şubat 1935'te yapıldı. 17 kadın milletvekili ilk kez TBMM'ye girdi.

Atatürk'ün öncülüğünü yaptığı "kadın devrimi" daha sonraki yıllarda geriledi. Ancak son genel seçimde de vekil sayısı 550'den 600'e çıkan Meclis'e giren kadınlar 104 sandalye sahibi oldu.

Kadınları yılda bir gün hatırlamak, çiçek veya hediye almakla 8 Mart kutlanmaz.

Erkekler, kadınların farklı meziyetlerinden, kabiliyetlerinden faydalanmalıdır...

Çünkü kadınlar anaçtır ve bu nedenle hisleri erkeklere göre çok kuvvetlidir...

Unutmayalım; pusulası kadın olmayan toplumlar, ya durgun bir suya benzer ya da çağlayana...

 

 

    

YORUMLAR

  • 0 Yorum