Sibel Durur

Sibel Durur

Çocukluk!

18 Mart 2019 - 00:35

Bazı alışkanlıklar zamanla kaybolup gidiyor. Çocukluk çağında, gençlik yıllarında yaşadıklarımızın bir kısmını hatırlasak bile unuttuğumuz çok anılarımız vardır. İlk zamanlarda "benim babam çok kuvvetli, annemin yüreği dünya kadar büyük" düşüncelerine yoğunlaşırız. Yaş biraz ilerledi mi; "babam, annem çok şeyi biliyor ama ben de babam kadar biliyorum" olur!..

Ancak yaşımız, babamız kadar olduğunda "Ahh! Babam, annem hayatta olsaydı da kendisine danışabilseydim" şekline dönüşüverir bir anda...

Hayatımızın her döneminde sadece annemiz ile ilgili yorum yapmayız, yapamayız...

Çünkü onun yeri sadece kalbimizde, yüreğimizde değil her anımızda, her an yanımızdadır...

Çocuklar yanınızda olmasa, yan odadan sesinizi duymasa bile evde yalnız olmadıklarını bildikleri için kendilerini güvende hissederler... 

Bir de çocukluk çağında, "Büyüyünce ne olmak istersin" sorusu ile karşılaşmayan kimse yoktur. 

İşte bu soru ile birlikte çocukluk hayallerimizin içine az da olsa iş ve para girer... 

Böyle durumlarda çocukların "iş umudu"nu, "meslek hayali"ni" sen onu yapamazsın" diyerek elinden almayın, onları hayal kırıklığına uğratmayın...

Peki; çocukluğumuzdan itibaren hayatımıza giren "iş" nedir?

Çalışma hayatımızda bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcarız. Bunun Türkçe sözlükteki tam karşılığı "iş"tir.

Peki; çocuklar "iş hayatı"na nasıl hazırlanır?

Önce okul hayatı bir su gibi akar gider. Bu arada; önce hafta sonu gezmeleri artar eve geç gelmeye başlarlar...

Daha sonra arkadaşların evlerinde gecelemeler, hep birlikte kent dışına yapılan geziler artar...

Günün birinde de, kendinizi çocuğunuzun nikahında buluverirsiniz. Artık çocuğunuz evden çıkış yolunu bulmuş, bir aile reisi, baba, anne olmaya adaydır...

Ancak, doğal olarak çocuğunuza gerekli olduğunu, sarılarak, kontrol ederek, "olmazsa olmaz" olduğu hissini verdiyseniz, evden çıkış yolunu unutmaz. Saygısı sevgisi hiç bir zaman eksilmez...   

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum