Depremle yaşamak
Sibel Durur

Sibel Durur

Depremle yaşamak

28 Ocak 2019 - 10:13

Halkımız arasında, depremin mevsimlerin olağandışı değişikliklerden meydana geldiğine dair bir düşünce vardı. Havanın mevsim normallerinin üzerinde ısınmasına veya soğumasına, yağmurun çok yağmasına veya yağmamasına, "Deprem havası" yakıştırması yapılır. 

Oysa gerçek öyle değildir... 

Deprem, başlangıç noktası yerin derinliklerinde bulunan, yerkabuğu katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi sonucunda meydana gelir. Bu katmanlar bazen sıkışmalar ile bazen de gerilmeler sonucunda bir enerji üretir. Bu enerji de çeşitli yollardan açığa çıkar...

Biriken enerjinin belli bir yol üzerinde açığa çıkmasına da bilimsel olarak "fay hattı" ismi verilir.

Deprem uzmanları, İzmir'de hareket halinde 9 fay hattı olduğunu açıklıyor...

Bu fay hatları ise; Güzelhisar (Aliağa ile Manisa arasında), Menemen, Yenifoça, İzmir (Güzelbahçe ile Pınarbaşı arasında) Bornova (Karşıyaka ile Kemalpaşa Ulucak arasında), Tuzla, Seferihisar (Sığacık Körfezi ile Güzelbahçe arasında), Gülbahçe (İzmir Körfezi ile Karaburun arasında), Gümüldür (Bu ilçeden Özdere'ye kadar uzanıyor).

Gediz Deltası'nda ise Sarıgöl, Manisa ve Kemalpaşa arasında 150 kilometrelik bir fay hattı bulunuyor...

Resmi kayıtlara göre; İzmir'de 1900’lü yılların başından itibaren çevre illeri ve ilçeleri de etkileyen çok sayıda deprem meydana gelmiştir. İzmir, merkez olmak üzere yaklaşık 50 kilometrelik bir daire içinde meydana gelen 13 deprem; 4’ün üzerindedir. Bu depremlerin bazılarında can kaybı ve maddi hasarlar oldu. Kayıtlara göre, 31 Mart 1928'de meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki Torbalı depreminde 2 binden fazla ev yıkılmıştır. Urla'da ise 6 Kasım 1992'de 6 büyüklüğünde, 2003 yılında 5.7 büyüklüğünde iki sarsıntı daha yaşandı.

 TÜRKİYE-YUNANİSTAN BİRLEŞECEK

 Jeofizikçilerin yaptığı ölçümlere göre; Türkiye Yarımadası, her yıl 2.5 santimetre Yunanistan'a doğru yaklaşıyor. Böylece Ege Denizi gelecekte kapanacak. Araştırmalara göre, Yunanistan'ın güneyi (Mora Yarımadası) ile Güney Ege kıyıları (Kuşadası'ndan Didim, Marmaris, Fethiye ve Kaş'a kadar olan bölge) gelecekte yine birleşecek.

İzmir'deki fayların bir kısmının uzantısı Ege Denizi'ndedir. Yani Ege Denizi'nde meydana gelen bir deprem, Yunan adaları kadar bizi de etkiliyor. Bunun son örneğini de 13 Haziran 2017 yılında yaşadık. Merkez üssü Midilli Adası olan 6.3'lük deprem Karaburun'da da paniğe neden oldu. Midilli Adası'nda bir kişi hayatını kaybetti. İstanbul, İzmir ve Çanakkale ve Yunanistan'da da hissedilen deprem sonrası en büyüğü 4,9 olan 20 artçı sarsıntı yaşandı.

Yine geçen perşembe günü Marmaris açıklarında Ege Denizi'nde, 5.1 büyüklüğündeki deprem bizimle birlikte Yunanistan'ın Dodecanese Adası'ndan da hissedildi.

Gerek fay hatlarının çokluğu, gerekse bu fayların günümüzde de hareket halinde olmaları İzmir için bir tehlikedir.

Ancak, yine de depremden korkulmamalı...

Unutulmaması gereken, evleri yıkan, can kaybını artıran deprem değil, çürük binalar ve erken alınmayan tedbirlerdir.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum