Dost ve dostluk
Sibel Durur

Sibel Durur

Dost ve dostluk

15 Nisan 2019 - 07:00

Ekonomik zorluklar, aile içindeki ufak da olsa bazı anlaşmazlıklar, işlerimizle ilgili sıkıntılar bazen hayatı o kadar çok ağırlaştırıyor ki; ne yapacağımızı bilemez duruma getiriyor bizleri...

Kendimizle çeliştiğimiz, efkârlandığımız günler olmuştur. Hemen hemen herkes böyle durumlara düşmüştür...   

Böyle günlerde yanımızda olmasını isteyeceğimiz kişiler vardır hayatımızda. Bunlar da "dost"larımızdır...

Bazen kendimizi dibe vurmuş gibi hissederiz. İşte o anda "dost"umuz elimizden tutar çeker, çıkarır bizi o kuyunun dibinden. Yaş ilerledikçe tecrübe kazanmaya, daha iyi öğrenmeye başlarız. Çevremizdeki kişileri daha bir özenle seçeriz. Çünkü acemilik devresini atlatmış, gençliğin körpe heyecanını yitirmiş, "dost" kelimesinin anlamını, önemini daha iyi kavramaya başlamışızdır...  

Bazı zamanlarda "dost"luğa olan inancımızı kaybedebiliriz. Bu durumlarda umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. O bir anda karşınıza çıkar, zor zamanlarınızda sizin yüzünüzü güldürebilir.

Zaten öyle de olur...

Yaşadığımız yıllar boyunca en büyük lüksümüz "dost"tur. Çünkü çok zor bulunur dost. Bazen canımız sıkıldığında "ağzımıza ne gelirse söyleriz" bazen de "kalbini kırarız..."

Ancak "dost"umuzun bizi terk etmeyeceğini çok iyi biliriz... 

Çünkü gerçek dostlar birbirlerine kırılmazlar...

Sizin en kızgın anınızı bir gülücük ile bir kaç güzel sözle sona erdirebilir "dost"unuz...

"Dost"unuzun yanında iken kaybetme duygunuz olmaz. Ancak sizinle gülenlerin, eğlenenlerin hepsine dost gözü ile bakmayalım. Yani her iyi anlaştığınız kişi "dost"unuz değil iyi bir arkadaşınız olabilir. Dostların sayısı az ama özü fazladır...

Son dönemlerde sadece ortak yaşantıların bir araya getirdiği insanlar olarak zamanın gerektirdiğini yaşıyoruz. Güzel vakit geçirdiklerimize, eğlendiklerimize, en çok vakit geçirdiklerimize "dost"um diyerek bu saf kavramı lekelemeyelim...

"Dost" olmanın uzun yıllara ihtiyacı yoktur. Bazen bir kaç hafta içinde tanıştığınız kişinin ne kadar "dost" canlısı olduğunu anlarsınız. Pek çok zamanda kendinize güvendiğiniz kadar "dost"unuza da güvenirsiniz...

Ne kadar saçma sapan sözler söyleseniz, sizi dinler, size bazı tavsiyelerde bulunur gerçek "dost"unuz. Siz ağladığınızda o da ağlar, sizin canınız yandığında onunda canının yandığını hissedersiniz. Sizin sevincinize, başarınıza ortak olur "dost"larınız. Oysa bu o kadar kolay bir duygu değildir; her babayiğidin de harcı değildir... 

"Dost"unuz "Artık git" dediğinizde bile size sarılır, herkesten uzaklaşmak istediğinizde hep yanınızda olur. Siz bir şey söylemeseniz bile yüzünüzden, gözünüzden, sizin ne durumda olduğunuzu anlar. Bunların hepsini sevgiyle, içinden gelerek yapar, hiç bir menfaat duygusu yaşamaz...

Genel olarak, "dost"unuzu o kadar çok seversiniz ki; kimseyle paylaşmak istemezsiniz... 

Ne kadar değerli olduğunuzu, ne kadar önemli olduğunuzu, ne yaparsanız yapın bu durumun değişmeyeceğini gösteren "dost"lara sevgiyle...

Yeni haftanın gönlünüzce geçmesi ve tekrar buluşmak dileği ile...

YORUMLAR

  • 0 Yorum