Mutluluk anlayışı
Sibel Durur

Sibel Durur

Mutluluk anlayışı

11 Şubat 2019 - 09:57

İnsanoğlunun mutluluk anlayışı bir gariptir...

Bazı kişiler ellerindeki ile yetinmeyip, bol para ile yaşam kalitesini yükseltebileceğini, böylece mutlu bir hayat süreceğinin hayalini kurar... Kimileri zengin olmasa bile ailesi ve çevresindeki dostları ile birlikte olmaktan mutluluk duyar...

Bir de sağlık yerinde ise deymeyin o kişilerin keyfine...

Oysa, bazı kişilerde mutluluk ve saadete ulaşmak bu kadar sınırlı değildir. Hep daha fazlasını isterler, hep daha iyisine layık olduklarını düşünürler...

Buna ulaşmak için de değişik yollar denerler. Çoğu zaman kötü de olsa sonuçlarına katlanmak zorunda kalırlar...

Unutmayalım ki; her an mutlu olmak elimizde değildir ama mutluluğa ulaşmak da o kadar zor değildir...

Mutlu olmak, tatmin için bir şeylerin sahibi olmak değildir. Mutlu olmak, sahip olduklarıyla tatmin olmak gerçeğidir. Yaşadığımız olayların arkasında güzel bir anlam aramak ve bunu her duyumuz ile hissetmek de bizleri mutlu eder. 

Kendimize soracağımız, "Ben ne yapıyorum" sorusuna insanca, onurumuzla doğru bir cevap verebiliyorsak "mutluyuz" demektir...

Yaşantınız içinde, çevrenizdeki insanların sizi mutlu etmesini, mutlu yaşatmasını bekleyerek zamanınızı boşa harcamayın. Sakın unutmayın; çevresini çok iyi tanıyan herkes, insanların size karşı hata yapabileceğini bilir. Bu da insan olmanın en doğal halidir. İnsanların bazı zamanlarda  zayıflayan iradesi, yanlışlara sürükler. Bazı zamanlarda bizim de saati saatine tutmayan davranışlarımız olabilir. Tıpkı çevremizdeki insanlar gibi...

Bunun için insanların sizi her an mutlu etmesini beklemeyin...

Nasıl ki; meyvelerin çürük tarafını ısırdığınız zaman tat alamıyorsanız, ağzınız acı veya ekşi oluyorsa, yaşadığınız hayal kırıklıkları da buna benzer. Sizler de meyvenin çürük ve sağlam tarafından beklediğiniz tadı alamayacaksınız.

Bazen de insan olarak kendimizi tanımadığımız için yanlış seçimler yapar ve irademezi zorlayarak mutlu olmaya çalışırız. Bazen de çevremizi mutlu etmek için kendimizi, irademizi zorlarız...

Ben bunu "kabiliyetimiz olmasa bile bir iş yapmaya" benzetirim. Tıpkı keman çalmasını bilmediğimiz halde biliyormuş gibi yaparak, iyi şarkı söyleyemediğimiz halde "yüksek sesle bağırarak" etrafımızı, kendimizi mutlu ettiğimizi zannederiz.

Unutmayalım; mutluluk bir amaç değil; yaşama verilen olumlu tepkinin duygusudur...

İşte bunun içinde; insanoğlunun mutluluk anlayışı bir gariptir...

YORUMLAR

  • 0 Yorum