Eğitimi yüksek bir takımdı
Tayyar ÖZDEMİR

Tayyar ÖZDEMİR

Eğitimi yüksek bir takımdı

26 Şubat 2019 - 10:21

Bizler Yeşilova takımında oynarken eskinin aksine kadromuzda yüzde 75 oranında üniversite öğrencisi vardı.Bu kadro oluşturulurken herşeyin bir tesadüf olduğunu da belirtmekte yarar var.Bir çok kişi özellikle Üniversite öğrencilerinden oluşan bir takım yapılmış duygusuna kapılmasın belirttiğim gibi yaşanan olayların tümü tesadüften başka birşey değildi. Zira takımın teknik direktörü merhum Mustafa Küçükoğulları(Tatlı) istese de böyle bir takım yaratamazdı. Aslında bu çoğunluğun oluşmasında dönemin oyuncularının birbiri ile yakın temaslarının sonucu bir noktada buluşmasıydı.

Renan, Atalay, Ali, Alim,İsmail, Kenan, Tayfun, ve ben bu takımın içindeki elemanlardık. Bizden önceki dönemlerde böylesine bir istatistik yapılmış olsaydı bırakın üniversite öğrencisi olmayı okuma yazma bilen oyuncu bile azdı.O nedenle bizim Yeşilova dönemlerimizin unutulmaz anıları içinde bu durumun anımsanması takımın derece yapmasından da önemlidir. Bir tarihte İstanbul'a bir deplasman maçı için gittiğimizde Cumhuriyet gazetesinin dikkatini çekmiş olmalı ki Yeşilova'nın eğitim düzeyi üzerine özel bir röportaj yapılmıştı.Oysa burnumuzun dibindeki İzmir basını bu olayın farkında bile olmamıştı.

Belirttiğim gibi eskiden oyuncuların eğitim konusunda oldukça geride oldukları bilinirdi ki onların hikayeleri dilden dile günümüze kadar gelmiştir. Alın size bir hikaye de ben anlatayım; Beşiktaş'ın bir maçından önce takım kaptanı Hüsnü sakattır. Kaptan olarak Kamil'e pazu bant listesinin altına imza atması istenir. Kamil "Ben değil Nusret'i kaptan yapın" der ve imzayı atmaz. Bu kez de liste Nusret'e uzatılır o da "Kamil kaptan olsun" der ve o da imza atmaz. Listeyi getiren kişi "Abi Kamil okumam yok dedi de sana geldim" deyince Nusret "Yalan sabah gazete okurken gördüm onu "der ve görevliyi Kamil'e yönlendirir. Liste yine gelince  Kamil "Ne oldu? "diye sorar. Görevli durumu anlatır. Ancak Kamil'in yanında oturan diğer bir takım arkadaşı vardır. Kamil asık suratla bakarken arkadaşı "Oğlum Kamil'in okuması yok ki "deyince görevli "Nusret abi söyledi. Kamil abiyi sabah gazete okurken görmüş" demez mi. Kamil'in arkadaşı bu kez yanıtı verir; "Oğlum okur gibi yapıyordu dikkat etmemiş Nusret gazeteyi ters tutmuştu"

Evet iki dönem arasındaki eğitim farklarından sadece küçük bir örnek. Aynı BJK'nin Metin ,Ali ve Feyyaz dönemindeki takımının da eğitim düzeyi oldukça iyiydi.

Zaman Tüneli

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum