Olaya içeriden bakmak iyidir
Reklam
Tayyar ÖZDEMİR

Tayyar ÖZDEMİR

Olaya içeriden bakmak iyidir

26 Haziran 2014 - 00:00

Bizim Ertan Öznur'u kim sevmez ki? Şu Göztepe'nin efsane oyuncularından Ertan Öznur'dan söz ediyordum. Atatürk Stadının altındaki hakemlerin salonunda Futbol Antrenörleri İzmir Şubesinin etkinliklerinden biriydi. Adına da Altay'ın ünlü kaptanı Kazım Yıldız demişlerdi. Salonun ön bölümünde oturup etkinlikleri izledikten sonra 5 dakika verilen araya gazoz ! Değil de sohbeti sıkıştırdık. Mahmut Evren de vardı , Mehmet Kiraz da...Neyse konumuza gelelim;

Ertan'a “ Senin gibi oyuncu şimdi var mı?”diye seslendim. Ardından da “ Ne güzel goller atardın. Akıllı işler yapardın. “diye devam etmiştim. Ertan Öznur bildiğimiz mütevazi tavrı yanında samimi gülücükleriyle şöyle seslendi;

“Ben profesyonellikte iyi oyuncular ve hocalarla çalıştım. Bu da bana çok iyi şeyler öğretti. Merhum Doğan Emültay benim için çok önemli bir insandı. Allahtan rahmet diliyorum o bana futbolun ince noktalarını öğretirken ben de özelliklerimi tanıdım”

Ne kadar önemli bir tesbit ki, merhum aramızda yok ama yaptıklarıyla anılması çok güzel...Her insanın mesleği içinde unutulmazları vardır. Futbolculukta, antrenörlükte, doktorlukta vesaira her şeyde vardır.

Benim de oldu tabi...Ama Ertan Öznur'unkinden daha farklı...Mesleğin gereği ben de o günün yıldız gazetecileri yanında spor yorumcuları ve yazarları ile tanıştım ve onlardan önemli notlar aldım. İhsan Biricik ve Kenan Şengül mesleğin içinde dikkatimi çeken isimlerden sadece ikisiydi. Şükrü Gülesin, Altan Erbulak, Halit Kıvanç, Can Bartu, Cihat Arman, Recep Adanır, Vedat Okyar, Mustafa Denizli, Coşkun Özarı, Metin Türel, Ali Şen ve Metin Oktay farklı alanların ancak benim yararlandığım ve benimsediğim özellikleriyle örnek aldığım kişiliklerdi. İyilik yapmayı bilen ve seven bu insanların o kadar güzel kalpleri vardı ki, insan bu şöhretli kişilerin bu kadar çocuk kaldıklarına inanası bile gelmezdi.

Merhum İhsan Biricik Marmaris'e yerleşmişti. Sağlık durumu da iyi değildi, zamana karşı yarışıyordu. Bir süre sonra eşi bana telefıon ederek “Cenazeyi Muğla'ya getirecek param yok bana yardım et”demişti. Muğla İl Müdtürü Ünal Türer'i aradım sağ olsun çok ilgilendi. Ardından Togay Bayatlı'yı arkadım. “Sen Ali Şen ara “dedi. Şen ile milli takımlardan da iyi tanışırdık, telefonu çevirip durumu anlattım. Sadece şunu söyledi” Şu anda emir verdim uçak Muğla'ya doğru gidiyor, merak etme o canaze İstanbul'a gelecek”dedi. Nitekim sevindirici haberi İhsan Biricik'in eşine bildirdim. Ve Ali Şen rahmetlinin sokakta kalmasına izin vermeden ailesiyle birlikte onları İstanbul'a getirtti. Bu da Ali Şen'in yoğurt yeyişinin şekliydi. Bence insana dışarıdan değil de içeriden bakmak lazım. O olay beni Ali Şen'e iyice yakınlaştırmıştı. Bunu neden yazdım? Bazen bizler yani insanlar gerçek kahramanları bilmiyoruz Ya da yanılgılara da uğruyoruz. Ertan Öznur'un başarısındaki Doğan Emültay örneği de bir başka film...Yani Öznur'un kahramanı...Anılar bazen insanı alıp götürüyor ya üzüyor ya da mutlu ediyor...Bu yaz gününde bir anıyı sizinle yaplaşmak istedim hepsi bu...Söze Ertan Öznur'dan girdik Ali Şen ile kapattık...         

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum