Tayyar ÖZDEMİR

Tayyar ÖZDEMİR

Yeni derbi

17 Mart 2013 - 00:00

25-30 yıl önceki Karşıyaka-Göztepe maçını anımsadım. O yıllarda oyuncular ve hakemler farklı, ancak stat aynı idi. Bir de o maçın ligdeki konumu bugünküne hiç benzemiyordu. Her iki takmın da şampiyonluk iddiası tribünlere rekor seviyede seyirci toplamıştı. Bu kez öyle değildi. Karşıyaka rahat, Göztepe sıkıntılıydı. Ligde rakipleri puan almış ve bu yüzden Göztepe, sıkıntıya düşmüştü. Maçın ilk yarısında Karşıyaka, bu rahatlığın ardından peşpeşe iki gol atarak öne geçmiş, Göztepe için ecel terleri daha da çoğalmıştı. Karşılaşmanın ilk yarısında bu İzmir derbisi 4 gole tanık olurken, sarı kırmızılı takımın tribün üstünlüğü sahaya da yansımıştı. Ve nitekim Göztepe iki ayrı karambolden Karşıyaka filelerini sarsınca maçın heyecanı ve atmosferi bir anda değişiverdi. Oysa Göztepe, özellikle orta alanda çok etkisizdi. Pas yapamadı, top kapamadı, Karşıyaka'nın üstüne gidemedi. Aksine Karşıyaka orta alanı iyi kontrol edip uzun toplarla ağır Göztepe defansının eksikliğini çok iyi kullandı. İlk yarıdaki skor tabelası eşitrliği gösterince ikinci yarı adeta maçın başı gibi start aldı. Ne var ki Karşıyaka'dan iki ayrı dakikada iki oyuncunun kırmızı kart görmesi oyunun rengini ve mücadele gücünü değiştirdi. Karşıyaka haklı olarak kendi yarı alanında kalıp kendisinden iki fazla oynayan Göztepe'nin de acziyetini yaşadı. Nitekim bu durum Göztepe'nin öne geçmesine neden oldu ve sahada zaman zaman beklenmeyen sertlikler de yaşandı. Aslında bu maçın önünde koşan ve 2-0'lık avantajını kullanamayan Karşıyaka'nın inançsızlığı karşısında Göztepe'nin aksine kazanmak zorunluluğu, tribünlerde de belirgin bir şekilde görüldü. Göztepe seyircisi, takımın belli ki iyi ziliyor ve bu maçın ne denli önemli olduğunu kavradığı için tribünlere koşuyordu. Bana sorarsanız Göztepe önce tribünde kazandı. Karşıyaka cephesine bir bütün olarak bakıldığında zaman zaman parlayan birkaç oyuncu dışında moral motivasyonunun yanında kazanma hırsının eksik olduğunu hafta içindeki olaylardan da çıkarabiliriz. Oyuncunun parasal konularda sorunu varsa, o meşin yuvarlağın her parçasında hissedilir. Aksi olursa da oyuncu rahatlık yaşar. Futbol oyununda kazanmak ancak yeşil alanın içinde gerçekleşir. Karşıyaka bunu dünkü Göztepe maçında anımsayamadı. Göztepe ise ligin dibinden kurtulmanın cesaretle ve inançla gerçekleşeceğini sanırız dünkü mücadelesinde anlamıştır. Sarı kırmızılı takımın bir şansı da golcü Şaban'ın oyuna girişiyle hücum hattının etkinliğiydi. Gerek ara paslarda, gerekse hava toplarında bu oyuncunun takımına katkısı yadsınamaz. Ama bu arada Göztepe kalecisi Ferhat'ı da bir dip not olarak belirtmekte fayda var. Karşıyaka'nın iki golünde de bu kalcini hatalı olduğunu anımsatmak lazım. Kısacası maçın hakemi Hüseyin Sabancı ve yardımcıları, maç objektifinde belirgin hatalar ve yanlışlar yapmadılar. Karşıyaka'nın attığı üçüncü golü tam olarak süzemedim ama hakem süzmüş olmalı ki golü vermedi. Ama bu arada oyunu sürdüren ve rakip kaleye gol atan Göztepeli oyuncuya da sarı kart göstermedi. Saha içindeki centilmenliği oyuncular bozmadı ama maalesef hakem bozdu. Bu da onun kulağına küpe olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum