Selfie'de yüzün olsun
Reklam
Yunus Karakaya

Yunus Karakaya

Selfie'de yüzün olsun

05 Aralık 2018 - 12:42

Emek ve zahmet göstermeden beklenti içerisine girenler için söylenmiş bir söz vardır "Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun"

Bu da bize gösteriyor ki emekle üzüm arasında sıkı bir ilişki var. Bir kişi bir şeyden verim bekliyor, fayda temin etmek istiyorsa gereken çabayı göstermeli; gerekli harcamalardan kaçmamalı, o şeye iyi bakmalıdır. Aksi takdirde o şeyden yararlanmaya yüzü olmaz.

Demek istiyorum ki yerel seçim startının verildiği ilk günden bu yana öyle aday adayları ortaya çıkıyor ki şaşırmamak elde değil. Aday adayı olduğu parti için en küçük bir çalışma yapmamış ama tek yaptığı partinin üst kademesinden bir isimle çekilmiş bir selfie başlamış sosyal medya da çalışmaya.

Bırakın artık bu selfie siyasetini özünüze dönün ve partiniz seçimi kazanması için ne gibi projeler ürettiniz onu açıklayın kardeşim.

Selfie’de yüzün olsun ama koltukta gözün olmasın.


YAŞAR’DAN YENİ ÖĞÜTLER

Türkiye'nin önemli kuruluşlarından olan Yaşar Holdingin kurucusu ve onursal başkanı Selçuk Yaşar yeni kitabında gençlere önemli öğütler verdi. Yaşar’ın yeni kitabı “Yaşam hatıraları ve öğütleri” isimli kitabında öyle çıkarılacak dersler var ki şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Yaşar "Bu hayattan öteki dünyaya giderken kişiye arkasından’iyi insandı’denilmelidir" diye yazdığı kitabında "Hayat nedir? Ne değildir?" sorusuna şu özetle sözlerle cevap veriyor:

“İnsanın bu dünyada yaşarken bir felsefesi olması lazım. Yoksa koyun gibi yaşamak marifet değildir. İşçiysen, memursan. Esnafsan. Talebeysen, poltikacıysan. Sanayiciysen, kısacası ne iş yapıyorsan muhakkak bir ilke bir hedef seçmeye mecbursun. Yoksa boşa yaşamış olursun…”

SINDIRGI’DA “HANIMELİ”VAR

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde ev hanımlarının aile ekonomilerine katkı sağlayabilmeleri için Sındırgı Belediyesince açılan ‘Hanımeli Çarşısı’ büyük ilgi görüyor.

Açıldığı ilk günden bu yana tüm Türkiye’den hatta yurt dışından ziyaretçi akınına uğrayan Hanımeli Çarşısı ilçenin marka değerine artmasına büyük katkı sağlıyor.

Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, “ Sındırgı termal turizmle beraber gelişme göstermiş ve son yıllarda yeni yeni otellerin yapılmasıyla turist kabul etmeye başlamış bir ilçe. Ev hanımlar daha önce yaptıkları, yapmakta olduğu ürünlerini buraya getiriyorlar ve sonra parasını almaya geliyorlar. Hanımeli Çarşısı belediyemiz tarafından ev hanımlarının el sanatlarının değerlendirilmesi için kuruldu. Burada yazma, yaşmak, arpa saplı oya, iğne oyası, yağcıbedir halısından ziyade bizim yöremize ait tescilli, nohut, bulgur veya fasulyesi burada satılabiliyor. Aynı zamanda bal, reçel ve yaptığı pekmezi burada değerlendirmeye sahip. Amacımız bu işi büyüterek el sanatlarıyla uğraşanlara yayabilmek. Dışarıdan gelen misafirler geldiklerinde ne yiyebilirim, ne alabilirim giderken de ne götürürüm dediği işler oluyor. Bunların pazarlamasını, yapabileceğimiz şimdiye kadar bir mekânımız yoktu.  Belediye buna öncülük yaptı” dedi.

Çarşıda yöresel kıyafetli bebek, kâğıt sepet, patik, salça ve erişte gibi ürünleri yapıp satan 160 kadın bulunduğunu belirten Yavaş, turistlerin en çok yöresel kıyafetli bebeklere ilgi duyduğunu aktardı.

Yavaş, kadınların ilgili ve başarılı oldukları alanlarda üretim yaptıklarını ifade ederek, "Yaklaşık 6 ay önce de Alaylılar Atölyesi'ni kadınlara tahsis ettik. Kimisi gazete kâğıtlarından sepet ve benzeri hediyelik eşyalar bazıları da yöresel erişte, reçel, salça üretiyor. Kendilerine 'Altın Kızlar' diyen bir grubumuz var, bunlar da yöresel kıyafetli bebekler üretiyor. Sındırgı, Yörük memleketi ve her mahallenin kendine özgü yöresel kıyafetleri bulunuyor. Yaptıkları bebekleri, yöreye ait elbiselerle giydiriyorlar."

SOSYAL MEDYA’DAN

Vazgeçilmez Olduğunu Sananlara Reçete

 

Doktora gerginlik ve tedirginlikten şikâyetçi bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin

 

bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerinse beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş.

 

Doktor "Bu işleri başkaları yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı?"diye

 

sormuş. Adam”Onları yalnız ben yapabilirim, tüm işler bana bakıyor." diye cevap vermiş.

 

Doktor "Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik edeceksin."diyerek yazıp eline vermiş. Adam reçeteyi eline alıp baktığında hayretler içinde kalmış. Reçetede hergün en az 2 saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin!" yazıyormuş.

 

Adam "Yürüyüşü anladım da mezarlık niye?" demiş. Doktor da "Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.

 

Sen de onlar gibi ölüp mezara girince, bugün kendinden başkasının yapmasına ihtimal vermediğin işlerin başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin."demiş.

YORUMLAR

  • 0 Yorum