Belediyeler de artık bu işin içinde olmalı…
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Belediyeler de artık bu işin içinde olmalı…

14 Aralık 2018 - 08:59

 

Ülkemiz genelinde gıda maddesi üreten, satan ve toplu tüketime arz eden gıda işyeri sayısı, şu an itibariyle toplam 676 bin 712 adet.
Biz vatandaşlar da doğal olarak, bu işyerlerinde üretilen ve satılan gıdaları tüketmekteyiz.
5996 Sayılı Kanun gereği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kayıt veya onay kapsamına alınan bu işyerlerinin 12 bin 573 adedi onay, 664 bin 139 adedi ise kayıt kapsamında.
Kayıt kapsamında olan bu işyerlerinin 319 bin 913 adedi gıda satış yeri, 269 bin 884 adedi ise toplu tüketim yeri.
Kayıt kapsamında gıda maddesi üreten işyeri sayısı ise 74 bin 342 adet…
Evet, tablo aynen bu…
Bilindiği üzere, ülke genelinde yediğimiz içtiğimiz tüm gıdaların güvenliğinden Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu.
Gıdalarda olabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik ve her türlü zararların bertaraf edilmesi için alınması gereken tedbirler bütünü adını verdiğimiz gıda güvenliğinin sağlanması konusunda yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı, bu işyerlerinde yılda acaba kaç denetim yapmakta?
 
Bakanlık; il ve ilçe müdürlüklerindeki gıda kontrol görevlileri tarafından, ithalat ve ihracat denetimleri hariç yıllık kontrol planı, diğer programlar, rutin, takip, şikâyet, ALO 174, numuneli ve numunesiz denetimler olmak üzere geçtiğimiz yıl, toplam 1 milyon 53 bin 855 adet denetim yapabilmiş.
Ve yapılan bu denetimler sonucunda 16 bin 559 gıda işyerine idari para cezası uygulamış, 181 işyeri hakkında da Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuş.
Rakamlar bu…
Bunun dışında Bakanlık; 5996 Sayılı Kanunun 31. Maddesinin 6.ncı fıkrası gereği; üretilen, satılan ya da toplu tüketime arz edilen gıda maddelerinde yapılan taklit ve tağşişleri, kamuoyunu bilgilendirme adına kendi web sayfasında açıklamakta ve daha sonra basın kanalıyla kamuoyuna duyurmakta…
2012 yılından bugüne kadar Bakanlık tarafından yapılan piyasa gözetimi ve denetimi sırasında kamuoyuna yapılan açıklamalarda 769 firmaya ait 605 parti üründe taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edildi ve 5996 sayılı Kanun gereği bu firmalar ve ürün adları kamuoyuna açıklandı.
İşte yukarıda verdiğim tüm bu rakamlar, gıda denetim işinin istenildiği gibi gitmediğini göstermekte…
Peki, ne yapılırsa bu iş çok daha iyi olur?
Yıllardır söylediğim gibi aynı şeyi bir kez daha söylüyorum.
 
Eğer bu ülkede, gıda sektöründe kayıt dışılığın ve haksız rekabetin ortadan kaldırılması, gıda güvenliğinin sağlanması isteniyorsa; tüm gıda işyerine ruhsat veren belediyeler ile bu işyerlerine kayıt veya onay belgesi veren Tarım ve Orman Bakanlığının, ne yapıp edip birlikte hareket etmesi şart…
Bunun için yapılacak tek bir şey var. Oda şu.
Bir önceki gıda yasası olan 5179 Sayılı Kanun gereği, 26 Eylül 2008 tarihinde yayımlanan “ Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik ile belediyelere verilen, ancak her ne hikmetse, aradan 2 yıl bile geçmeden geri alınan gıda denetim yetkisi; 5996 Sayılı Kanunda yapılacak bir değişiklikle, belediyelere tekrar verilebilir…
Velhasıl, belediyelerde artık bu işin içinde olmalı.
Böylece ülkemiz genelinde gıda güvenliğin sağlanmasında en etkin rolü olan gıda denetim hizmeti konusunda yaşanan eksiklik ortadan kalkmış, binlerce gıda ve ziraat mühendisi ile veteriner hekimin, belediyelerin bünyesinde istihdamı dolayısıyla ülkemiz genelinde gıda güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi bir adım atılmış olur…
Hem bu sayede on binlerce işsiz gıda, ziraat, kimya mühendisi ve veteriner hekimlerimize istihdam sahası yaratılmış olur.
Sizce de haklı değil miyim?

YORUMLAR

  • 0 Yorum