Gıda Mühendisi olmadan gıda güvenliği sağlanamaz…
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Gıda Mühendisi olmadan gıda güvenliği sağlanamaz…

29 Mart 2019 - 01:14

Geçtiğimiz günlerde, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası; Tarım ve Orman Bakanı’nın bir televizyon kanalına yapmış olduğu meslektaşlarını üzen açıklamalar üzerine, “ Gıda mühendisi olmadan gıda güvenliği sağlanamaz, gıda mühendisi halkın sağlığının güvencesidir…” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.

Bakanın yapmış olduğu o talihsiz açıklama, meslektaşım saydığım gıda mühendisleri kadar beni de üzdü… 

Bu nedenle bugün bu yazıyı kalem alma ihtiyacı duydum.

Bilindiği üzere, bugün tüm dünya ülkelerinin en önem verdiği konuların başında gıda güvenliği gelmektedir.

Bu nedenle gıda güvenliği, güncelliğini sürekli koruyan çok önemli bir konu olarak karşımızda durmakta.

Gıdalarda olabilecek, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve her türlü zararların bertaraf edilmesi için alınması gereken tedbirler bütünü adını verdiğimiz gıda güvenliği, tarladan sofraya kadar olan süreçte ancak gıda bilimi konusunda eğitim almış meslek sahibi kişilerin işin içinde olmaları halinde mümkün…

İşte bu kişilerden biri de gıda mühendisi…

Hâlihazırda yürürlükte bulunan, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereği, ülkemizde gıda güvenliği sağlama konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili.

Bakanlık; vatandaşın yediği ve içtiği gerek yurt içinde üretilen gerekse ithal edilen tüm gıdaların güvenli olup olmadığını, ancak yaptığı kontrol ve denetimler sonucu tespit edebilmekte.

Bakanlık; tüm il ve ilçe teşkilatları sayesinde başta birincil üretim noktaları olmak üzere, gıdaların üretildiği her yerde gerek hasat öncesi yapmış olduğu pestisit denetimleri gerekse yurt genelindeki tüm gıda üreten ve satan işyerlerinde gerçekleştirdiği denetimler sayesinde gıdalarımızın güvenliğini sağlamakta.

Peki, Bakanlık bu konuda yeterli midir?

Bunun cevabını gelin rakamlarla verelim…

Bilindiği üzere Bakanlık; taze meyve ve sebzede bağ, bahçe, tarla ve sera gibi üretim yerlerinde, hasat öncesi pestisit denetimleri yapmakta.

Bu denetimler sayesinde; yasaklı, tavsiye dışı ve hatalı zirai mücadele ilacı kullanıldığı tespit edilen ürünlere imha veya hasadı geciktirme ve ürün sahiplerine ise idari para cezası uygulamakta.

2017 yılı içinde Bakanlık, 81 ilde 43 farklı üründe 16 bin 171 üretim yerinde denetim yapmış.

Gönül isterdi ki halen büyük şehir belediyelerinin hallerinde laboratuvarların faaliyete geçmediği ülkemde Bakanlık, birincil üretim yerlerinde pestisit denetimlerini daha çok yapsın…

Aynı şekilde yurt genelinde sayıları hâlihazırda 674 bin 409 adet olan kayıt ve onay kapsamındaki gıda işyerini, her yıl daha çok denetlesin…

Bunun olabilmesi her şeyden önce Bakanlık bünyesinde şu an olduğu gibi 6825 adet değil çok daha fazla sayıda gıda kontrol görevlisi olsun…

Yıllardır söylüyoruz… 

Yediğimiz içtiğimiz tüm gıdalarda, güvenliği sağlama konusunda yetkili kurum olan Tarım ve Orman Bakanlığı; ne yapıp edip bünyesinde çok daha fazla sayıda gıda bilimi konusunda eğitim almış personel istihdam etmeli.

Bakanlık olarak kalkıp hem gıda güvenliğini sağlamak benim işim diyorsunuz, sonra birde kalkıp, kamuda istihdam bekleyen binlerce gıda mühendisine en az bir yıl süre ile her hangi bir atama olmayacağını açıklıyorsunuz…

Sonra birde kalkıp  “ bir sıfırdan büyüktür, üç kuruşa dahi olsa, asgari ücrete dahi olsa gitsinler çalışmaya başlasınlar " diyorsunuz…

Bu çocuklar üç kuruşa çalışsınlar diye mi mühendis oldu?

Siz bırakın bunları da, lütfen bu çocukların önce bir kıymetini bilin ve onların kamuda ve özel sektörde istihdamını sağlayacak yasal düzenlemeleri hayata geçirin…

YORUMLAR

  • 0 Yorum