Kozak Yaylasını yok etmeyin
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Kozak Yaylasını yok etmeyin

31 Ağustos 2018 - 07:38

Evet, 2 yıl önceydi…

Bu köşede “ Kozak yaylası gerçeği” adı altında, Bergama Kozak Yaylasında çam fıstığı ağaçlarındaki kurumalar nedeniyle yaşanan sıkıntıları, elimden geldiğince dile getirmeye çalışmıştım.

2009 yılı Ağustos ayında başlayan bu sorun, ne yazık ki halen devam ediyor…

Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi de o güzelim doğa harikası yaylada, bir altın madeni firması, Kozak’ta birçok noktada açık ocak açmak için harekete geçmeye çalışmakta…

Kozak yaylasında 16 köyde yaşayan binlerce köylü vatandaşımız;  doğaya, tarıma hiç saygısı kalmayan paradan başka hiçbir şey düşünmeyen insanlarla mücadele içinde…

Hâlbuki bir oturup hesap yapıldığında açıkça görülmektedir ki, elde edilecek olan madenin yıllık geliri, yaylada elde edilecek olan çam fıstığı gelirinden hiçte fazla değil…

Fazla olsa ne olur? O güzel doğa harikası Kozak yaylasında altın aranması demek o toprakların geri dönüşümsüz tahrip olması demek… O yaylada yaşanan binlerce köylünün geçim kaynağı olan çam fıstığı üretiminin yok olması dolayısıyla tarıma yani milli ekonomiye bir darbe daha vurulması demek…

İş bununla da kalmıyor…

Kozak yaylasında herkesin gözden kaçırdığı bir olumsuz durum daha var…

İzmir İl Genel Meclisi komisyonları olarak 2011 yılı Nisan ayında, yayladaki sorunları yerinde tespit etmek amacıyla bölgedeki köylerde yaptığımız incelemeler sırasında, bölgenin doğal kayaç yapısından kaynaklı radon gazı gerçeğini köylülerimiz dile getirmeye çalışmıştı.

Bunu raporumuzda da belirtmiştik.

Araştırmalarımız sırasında 2010 yılında bölgede 9 Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünden bir öğrencinin; yüksek lisans tezi olarak Bergama Kozak Granit alanın doğal radyasyon seviyesinin belirlenmesi amacıyla bölgede radyoaktif radon gazı seviyesini ölçtüğü öğrendik.

Tezin sonuç bölümünde de de belirtildiği gibi bölgede ölçülen doğal radyonüklit içerikleri ve buna bağlı olarak tahmin edilen karasal gama dozları müsaade edilir düzeylerde olsa da, kesin sonuçlar için direk doz hızı ölçümleri gereklidir ifadesi yer aldığı halde bu ölçümler, bugüne kadar bölgede yapılmadı.

Tespit edilen değerler ne olursa olsun, bu radyoaktif gazın bölgedeki varlığı her nedense kimsenin umurunda değil…

Merak ediyorum.

Sağlık Bakanlığı acaba bu bölgede yaşayan insanlar arasında kanserden ölüm nedenleri konusunda bir araştırma yaptı mı?

Aliağa’daki petro kimya tesisleri ile demir çelik tesisleri ve Soma’daki termik santrallerden etrafa yayılan gazlar konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bugüne kadar ne gibi çalışmalar yaptı?

Bu tesislerin filtrelerinin çalışıp çalışmadığı düzenli olarak denetleniyor mu?

Her yıl üretimi daha da azalan çam fıstığının, bölgemizde geçimini bu üründen sağlayan binlerce üreticilerimizin sesine lütfen bir kulak verin…

Bergama Belediye Başkanı Sayın Mehmet Gönenç ile Bergama Ticaret Odası Başkanı Sayın Fikret Ürper’in açıklamalarını dikkate alın.

Kör ve sağır olmayalım, bu ülke hepimizin…

Biz ziraatçılar yıllardır; tarıma gereken önemi verelim, ne yapıp edip üretelim diye yıllardır her ortamda konuşuyor, yazıyoruz.

Bizler üretelim derken, topraklarımızı yok edelim, tahrip edelim demiyoruz.

O güzelim tarım topraklarımızı, birkaç firma para kazanacak diye madencilere peşkeş çekmeyin, Bergama’nın esas altınının, toprağın altındaki o sınırlı maden değil, Kozak Yaylasının çam fıstığı içi olduğunu sakın unutmayın…

Ne yapın edin o güzelim dünya harikası Kozak Yaylasını lütfen koruyup kollayın yok etmeyin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum