Kuru fasulye gerçeği…
Reklam
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Kuru fasulye gerçeği…

30 Kasım 2018 - 09:05

Sofralarımızın vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan kuru fasulyenin pazar ve market fiyatından, tüketicilerimiz şikâyetçi…
Nasıl olmasın ki!
Üretimi zaten yeteri kadar olmayan bir ürünün fiyatı tabii ki artar ve durumdan tüketici elbette şikâyetçi olur…
Kişi başına yılda 3 – 4 kg arasında tükettiğimiz kuru fasulyenin üretim miktarı, ne yazık ki ihtiyacımızı karşılamaktan uzak…
Bu nedenle açığımızı ithalatla kapatmaya çalışıyoruz… Hâlbuki ithal edeceğimize üretim miktarımızı arttırsak, bu sorun ortadan kalkacak...
Sağlıklı beslenme adına; bitkisel protein, B grubu vitamin, potasyum, magnezyum, demir, çinko ve lif açısından zengin bir gıda olan kuru fasulyenin, üretim dolayısıyla tüketim miktarı çok daha fazla olmalı.
Tabii ki tüketim miktarının artması için fiyatının da tüketici açısından çok uygun olması gerekir.
Artan et fiyatları nedeniyle zaten yeterince hayvansal protein alamayan tüketici, bari bu ihtiyacını hiç olmazsa iyi bir bitkisel protein kaynağı kuru fasulyeden karşılasın…
Bunun için ne yapıp edip üretim miktarımızı artırmamız gerek…
Ancak, geçen sene 239 bin ton olan kuru fasulye üretim miktarımız, 2018 yılı sonu itibariyle, 14 bin ton azalarak 225.000 tona inmiş durumda… Bu üretim miktarı, yıllık tüketim ihtiyacımızı karşılamadığı için açığı mecburen ithalat ile kapatacağız…
2002 yılında 1 milyon 796 bin 350 dekar alanda ekimi yapılan kuru fasulye, bu yıl 850 bin dekar alanda ekildi…
Görüleceği üzere kuru fasulyede ekim alanı, 16 yıl içinde 946 bin 350 dekar azaldı…
Üretimin olmadığı yerde ne artar?  İthalat artar… Fiyat artar… Sonuçta, tüketicinin tenceresi pahalı kaynar…
Geçen yıl yapılan 6 bin 330 ton kuru fasulye ihracatı sonucu 7 milyon 938 bin dolar gelir elde ederken, aynı yıl 43 bin 364 ton kuru fasulye ithal ettik ve dış ülkelere 50 milyon 749 bin dolar para ödedik…
Böylece dış ticaret açığımıza bir darbeyi de kuru fasulyeden vurduk…
Bakınız, yapılan araştırmalara göre; kuru fasulye ekim alanları, önümüzdeki 5 yıl içinde % 10 azalıp 806 bin dekara kadar düşecek.
Önümüzdeki 5 yıllık süreçte kuru fasulye ithalatı artacak, ihracatı ise azalacak... Yapılan tahminlere göre 2020 yılında yaklaşık 60 bin ton kuru fasulye ithal edilecek.
Böylece kuru fasulyesini satın aldığımız; Kırgızistan Arjantin, Kanada, ABD ve diğer ülke çiftçilerini zengin etmeye devam edeceğiz.
Başka ülke çiftçisini zengin edeceğimize, kendi ülkemizde Konya, Karaman, Niğde ve Nevşehir başta olmak üzere birçok ilimizde üreticimiz kuru fasulye ekip üretim miktarını artırsa, hem iç tüketim açığımız kapanmış hem de ihracatımız artmış olacak.
Bunu sağlamak için üreticilerimizin öncelikle mazot, gübre, ilaç ve tohum gibi tüm girdi fiyatlarının kontrol altına alınması yeterli olacak.
Bunun yanı sıra; sertifikalı fasulye tohumlarının üretimini artırmak, hastalık ve zararlılara dayanıklı, makineli hasada uygun, kaliteli, yüksek verimli, kendi tüketicilerimizin ve dış pazarın isteğine uygun yeni çeşitlerin geliştirilmesi için çalışmalar yapmak da gerek.
Özellikle hasat döneminde kuru fasulye ithalatına izin verilmemesi, hasattan sonra çiftçinin ürününü satın alıp pazarlayacak müdahale kuruluşları oluşturulması, kooperatifleşmenin yaygınlaştırılması ve mekanizasyon kullanımının desteklenmesi de şart.
Tüm bunların olmaması için hiçbir neden yok…
Yeter ki bu ülkede, her gelip geçen hükümetin değil devletin bir tarım politikası olsun ve tarıma her zamankinden daha fazla önem verilsin.
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum