Siyasetin silgisi yok…
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Siyasetin silgisi yok…

10 Mayıs 2019 - 07:00

Siyasetin içinde olanlar şunu çok iyi bilirler ki, siyaset adına söylenen ve yazılanlar, gün olur gelir söyleyene fatura edilir…

Çünkü siyasetin silgisi yoktur… Aradan yıllar da geçse siyaset adına söylenenler noktasına, virgülüne kadar onu söyleyenin önüne konur… Ölseler bile söyledikleri o sözler, yeri geldiğinde arkalarından söylenip durur…

Daha düne kadar birbirleri hakkında söylenmedik söz bırakmayan, ağıza alınmayacak en ağır sözleri sarf eden bazı siyasetçiler, sırf siyasi çıkarları uğruna,  kalkıp biz artık kankayız deyip aynı yolda pekâlâ pişkin pişkin yürüyebilmekte…

Bu nedenle tüm siyasetçiler ne yapıp edip siyasette dik ve onurlu olmalıdır… Eğilip bükülmemelidir… Hukukun üstünlüğüne inanmalı, kul hakkı yememelidir… Ağızlarından çıkanın arkasında durmalı, düşünmeden, araştırmadan, incelemeden kalkıp konuşmamalıdır…

Eğilip bükülen, sözünün arkasında durmayan, uzun yıllardır oturduğu makamı, sanki partisinde kendisinden başka adam yokmuş gibi yapışıp bırakmayan, partisinde il ve ilçe örgütlerinin önerilerini dikkate almayan, liyakate önem vermeyen, ben istedim oldubitti mantığı ile hareket eden liderler yüzünden bu ülkede aklı başında olan çoğu liyakat sahibi kişiler siyasetten uzaklaştı…

Sırf bu mu?

Tabii ki değil…

Siyaseti sevgi, saygı ve centilmenlik anlayışı içinde yapmayan; ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı siyaset yapan, kendi içindeki seçimlerde demokratik yöntemler yerine atama ile kişileri seçen, gerginlik politikası uygulayan siyasetçiler yüzünden vatandaş, inanın artık siyasetten nefret eder hale geldi…

Vatandaş uzun yıllardır ekranlarda, meydanlarda hep aynı yüzleri görmekten, aynı sözleri duymaktan gerçekten bıktı…

Kendilerini vazgeçilmez sanan siyasetin dinazorları, üzerine yapıştıkları o koltukları, şu meydanları merak ediyorum gençlere ne zaman bırakacak?

Bu ülkede aklı başında genç, dinamik, vizyon sahibi, kendi değil sadece ülke çıkarı için siyaset yapmak isteyen çalışkan ve dürüst başka insan hiç yok mu?

Olmaz olur mu? Elbette var… Hem de yığınla…

Ancak bu gibi insanların büyük çoğunluğunun önü başta kendi partileri olmak üzere diğer partiler ve rakipleri tarafından her ne hikmetse hep kesilmekte…

Hâlbuki ülkemizin, daha aydınlık günlere kavuşması için toplumun tüm bileşenlerinin ötekileştirilmeden, barış ve huzur içinde yaşaması için başta tüm siyasetçilerimiz olmak üzere her bireyin üzerine düşen görevi yerine getirmesi şart…

Bunun için sağduyu sahibi olmamız, karşımızdakini önce çok iyi dinlememiz ve anlamamız kavgacı ve ön yargılı olmamamız gerek…

Ancak ne yazık ki, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, liyakate önem vermeyen, ülke kurtuluşunun mal ve hizmet üretiminden geçtiğini bilmeyen, günü birlik politikalarla siyaset yaptığını zanneden, kendi karanlık siyasi geçmişlerine başkalarını yamamaya çalışan ve yerelde iktidar olmayı marifet sanan siyasetçilerin çok olduğu bir ülkeyiz…

Halkımız bu gibi siyasetçileri gerçekten hak etmiyor… Bunları medyada artık görmek, izlemek istemiyor…

Bu ülkenin; kula kulluk etmeyen, ülkesini gerçekten seven, hiçbir şahsi menfaat peşinde koşmayan, dürüst, çalışkan, onurlu, kul hakkı yemeyen, proje adamı, liyakat sahibi ve siyasi anlayışlarının odağında insan ve ülke çıkarının yer aldığı kişilere ihtiyacı var…

İşte bu gibi insanlar, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun tüm partilerin yönetimlerinde, il ve ilçe meclislerinde, TBMM’nde çoğunlukla yer almadıkça, bunların önü açılmadıkça ülke olarak işimiz gerçekten çok ama çok zor…


YORUMLAR

  • 0 Yorum