Tarımda ithalatçı politikalara devam…
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Tarımda ithalatçı politikalara devam…

17 Mayıs 2019 - 07:00

Üç tarafı denizlerle çevrili ve 23 milyon hektar tarım alanlarına sahip bir ülke olmamıza rağmen, her yıl başta tarım ve hayvancılık ürünleri olmak üzere, gıda ürünleri, içecek ve balıkçılık ürünleri ithal etmekteyiz…

Ve bu ithal ürünler için her yıl milyarlarca dolar para ödüyoruz.

Sadece son üç yılda, tarım ve hayvancılık ürünleri ithalatı için ödediğimiz para miktarı tutarı, 25 milyar 15 milyon 939 bin dolar…

Yine son üç yılda gıda ürünleri ve içecek ithalatında ödediğimiz para miktarı, 14 milyar 380 milyon 715 bin dolar…

Üç yanı denizlerle çevrili bir ülkeyiz ancak son üç yılda balıkçılık ürünlerine ödediğimiz para, 164 milyon 845 bin dolar…

Bu rakamları alt alta topladığımızda son üç yılda, tarım ve hayvancılık ürünleri, gıda ürünleri ve içecek ile balıkçılık ürünleri ithalatında ödediğimiz para miktarının, 39 milyar 561 milyon 499 bin dolar olduğu görülmekte…

Bu rakamlar TUİK rakamları…

Hâlbuki biz bir tarım ülkesiyiz… Bu ürünlerin büyük çoğunluğunu değil ithal etmek, üretip ihraç edecek potansiyele sahip ülkeyiz…

İthal ettiğimiz bu ürünlerin büyük çoğunluğunu üretecek topraklarımız, suyumuz, insanımız var…

Ancak doğru dürüst bir tarım politikamız olmadığı ve tarıma gereken önemi vermediğimiz, çiftçiyi doğru dürüst desteklemediğimiz ve üretim girdilerindeki artışların önüne geçemediğimiz için bu ürünleri üretmeyip çözümü her defasında ithalatta aramaktayız…

İyi de kardeşim bu daha nereye kadar?

Bakınız sözüm ona buğday ülkesiyiz… Her yıl 4 ile 5 milyon ton arası Rusya’dan, Ukrayna’dan buğday ithal ediyoruz…

Bu işe kılıf olarak ta şöyle deniyor… Efendim biz bunları dâhilde işleyip yurt dışına gönderiyoruz… İyi de kardeşim, ihraç edeceğiniz unun buğdayının en kalitelisini niye kendi ülkemizde yetiştirmeyip Rusya’dan, Ukrayna’dan ithal edip döviz ödüyoruz?

Bu ülkede 19 yıl önce 92 milyon dekar alanda buğday ekimi yapılırken şimdi 76 milyon dekarda ekim yapılmakta…

Peki, 16 milyon dekar alanda üretici buğday ekimini neden bıraktı?

Buna niye çare aramıyorsunuz?

Bakınız ithal etmediğimiz tarım ürünü neredeyse yok gibi…

Şimdide, 30 Haziran 2019 tarihine kadar kullanılmak üzere 100.000 ton sıfır gümrüklü yağlık ayçiçeği tohumu ithalatı için 3 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazete’ de Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandı…

Geçen yıl ithal ettiğimiz yağlık ayçiçeği tohumu miktarı 771 bin 112 tondu. Bunun büyük çoğunluğunu Konya ilimizden daha küçük olan Moldova’dan ithal etmiştik.

Bu yıl ise ithal ettiğimiz yağlık ayçiçeği tohumu miktarı, 281 bin 928 ton ve bunun yarısı 141 bin 853 tonu yine Moldova’dan.

İyi de kardeşim, ülkemizin Marmara, Trakya ve Çukurova Bölgelerindeki birçok ilde ayçiçeği pek ala yetiştirilirken, bu bölgelerimizde neden daha fazla yetiştirmeyip ithal ediyoruz?

Başka ülke çiftçilerini zengin etmek bu kadar mı çok hoşunuza gidiyor?

Ülke olarak ekonomimiz kötü iken borç harç içindeyken, biz neden halen bu ürünleri ithal edip milyarlarca dolar para ödüyoruz?

Neden bir tarımsal üretim planlaması yapmıyoruz?  

İthal ettiğimiz ürünleri kendi ülkemizde üretelim diye niye düşünmüyoruz?

Ülkeyi neden ithalata bağımlı hale getirdik?

Üretimin tek çare olduğunu ne zaman anlayacağız?

Bu iş bu kadar zor mu?

Yüreğinde biraz ülke sevgisi olan her insan bu tablo karşısında üzülmez mi?

Kendi kendini besleyen bir ülke iken geldiğimiz şu hale bakın…

Millet yemeğine doğrayacağı soğanı bile uygun fiyatta alamaz, bulamaz hale geldi…

Yazık gerçekten yazık…

YORUMLAR

  • 0 Yorum