Uluslararası bakliyat yılı
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Uluslararası bakliyat yılı

06 Mayıs 2016 - 00:00

Bilindiği üzere, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, 2016 yılını Uluslararası Bakliyat Yılı olarak ilan etti.

Bu çerçevede; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, baklagil üretimi ve tüketimini arttırmaya yönelik çalışmalara başlandı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu çalışmalar kapsamında; İzmir Valiliğine göndermiş olduğu bir yazı ile baklagil tüketiminde farkındalık oluşturulması amacıyla, sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla İzmir’de bir etkinlik düzenlenmesini istedi.

Bu amaçla; İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 3 Mart 2016 tarihinde İl Müdürlüğü'nde geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi ve yapılacak olan etkinlikler konusunda tavsiye kararları alındı.

13 Nisan 2016 tarihinde İzmir Ticaret Borsası'nda ikinci kez bir araya gelen katılımcılar;  “İzmir Bakliyat Çalışma Gurubu” adı altında, önceden alınan tavsiye kararlarını, 14 başlıkta gerçekleştirmeyi kararlaştırdı.

Aralarında; İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Zirai Mücadele Araştırması Enstitüsü ve E.Ü. Ziraat Fakültesi temsilcilerinin bulunduğu gurubun almış olduğu kararlardan bazıları ise şöyle:

İzmir Ticaret Odası tarafından; İzmir Ekonomi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile birlikte 24 Mayıs günü saat 19.30'da İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde bakliyat yemekleri tadım etkinliği düzenlenecek.

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin desteği ile 15 Mayıs günü Ege TV Esnaf Panorama Programında, E.Ü. Gıda Mühendisliği Bölümü Beslenme Bilimi Başkanı Prof. Dr. Sibel Karakaya tarafından, “Baklagillerin Besin Değeri ve İnsan Sağlığına Yararları” konusunda açıklamalar yapılarak, kamuoyu bilgilendirilecek.

İşte bu ve buna benzer daha birçok etkinlik; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü koordinasyonunda, yıl içinde çalışma gurubu üyelerinin desteği sayesinde gerçekleştirilmiş olacak.

Amaç elbette güzel…

Peki, neydi bu amaç?

Vatandaşımızın ete nazaran en ucuz protein kaynağı olan baklagilleri daha çok tüketmesi.

Adı ne olursa olsun, eğer bir mal o ülkede talebe yetecek kadar üretilebiliyorsa ve o malı üreten alın terinin karşılığını alabiliyorsa, o mal ile ilgili arz ve talep dengesinde bir sıkıntı olmaz.

Ama öyle mi?

Bakınız, sözüm ona biz bir tarım ülkesiyiz…

Ama gelin görün ki, baklagillerden en çok sevdiğimiz sofralarımızın neredeyse baş tacı olan kuru fasulye ve pirinci, halen ithal etmekteyiz…

Yani üretim miktarımız az…

Demek ki ne yapmak lazım, protein kaynağı olan baklagillerin üretimini artıracak politikalar uygulamak ve bu politikaları, doğru tarım politikalarıyla sürdürülebilir kılmamız lazım…

Bu nedenle ne yapıp edip öncelikle bu ürünlerin üretimini artırmamız ve fiyatlarını da; hem bu ürünleri üreten çiftçilerimizi hem de vatandaşlarımızı memnun edecek seviyelerde tutmamız lazım.

Tabii ki tüm bunların olabilmesi için ülke olarak tarıma gereken önemi fazlasıyla vermemiz, tarım ve gıda sektörünün stratejik bir sektör olduğuna hep birlikte yürekten inanmamız lazım. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum