Yeni hal yasası taslağına bir tepki de ZMO'dan…
Yusuf VANGÖL

Yusuf VANGÖL

Yeni hal yasası taslağına bir tepki de ZMO'dan…

15 Mart 2019 - 10:06

Hal yasasında değişiklik öngören ve önümüzdeki günlerde TBMM’ne sunulması beklenen “ Tarım Ürünlerinin Ticaretinin DüzenlenmesHakkında Kanun ” ile ilgili olarak ZMO ( Ziraat Mühendisleri Odası ) İzmir Şubesi, geçtiğimiz günlerde bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya göre kamuoyuna yeni hal yasası olarak yansıyan bu kanun tasarısı,   mevcut sorunları giderecek, üretici ve tüketicileri koruyacak bir yasa değil…

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yılın son aylarında kamuoyuna yansıyan bu yasa taslağı, gelen tepkiler nedeniyle üzerinde bir süre daha çalışılmak gerekçesiyle geri çekilmişti.

Ancak, yeni oluşturulacak taslağın da büyük farklılıklar taşımayacağı, kamucu ve toplumcu içerikten yoksun, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerini korumaktan uzak olacağı belirtilmekte...

Hatırlanacağı üzere, 2012 yılında da benzer gerekçeler öne sürülerek bugün yürürlükte olan 5957 sayılı yasa çıkarılmıştı. O dönemde de tarımın yapısal sorunları çözülmeden haller üzerinden sorunlara çözüm bulmanın mümkün olmadığı ZMO ve uzmanlar tarafından ifade edilmişti.

Bugün de benzer bir sürecin eşiğindeyiz… Tek fark, bugün tarımın yapısal sorunları, aradan geçen süre içerisinde daha da ağırlaşmış durumda...

Böyle bir ortamda hal yasasında yapılması planlanan değişiklikler incelendiğinde, öne sürülen gerekçelerin aslında bir makyaj olduğu, yasanın meyve-sebze ve yeni dâhil edilecek ürünler açısından üretici ve tüketicilerin sorunlarını çözmek için değil, hal işletmeciliğinin ve bu işletmecilik faaliyetlerinden doğacak karın belli gruplara devri için hazırlandığı izlenimini vermekte…

Bu yönleriyle yasa taslağı; gıda güvenliği, kalite, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatleri, serbest rekabet şartları gibi hedeflerin hiçbirisi ile uyum göstermemekte…

Yasa taslağında getirilmesi düşünülen değişikliler ile ilgili olarak ZMO tarafından yapılan değerlendirme özetle şöyle.

1- Ülkemizde tarımda üretici örgütlenmesi oldukça zayıf. Böyle bir durumda mevcut komisyonculuk faaliyetlerine son verip yerine şirketlerin ikame edilmesi çözüm değil. 

2- 175 halin kapatılıp, sadece 30 hal üzerinden ülkenin meyve-sebze ve diğer tarım ürünleri pazarını düzenlemek yeni bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirecektir.  Gıdanın tarladan sofraya kadar kat ettiği mesafe anlamına gelen gıda kilometresi daha da artacak, bu da tüketicinin ödediği fiyatın artmasına neden olacak.

3- Soğuk zincir altında pazarlanması gereken et ve süt gibi riskli ürünlerde, soğuk zincirin kırılması halinde gıda güvenliği ortadan kalkacağı için bu ürünlerin hal kanunu kapsamına alınması sağlık açısından risk teşkil etmekte.

4- Hallerin yönetimi ve işletilmesi, şirketlere veya onların temsilcilerine değil, kamu adına yerel yönetimler ile Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’na devredilmeli. 

5- Hal Hakem Heyetleri içinde ziraat mühendisleri odası yer almalı.

6- Üretici birliklerinin şirket kurması ve bu şirketlerin üretici birliği olarak kabul edilmesi uygun değil. 

7-  Zincir marketlere hal dışında doğrudan üreticiden ürün temin edebilme imkânı tanınmasıyla arza ve talebe bağlı olarak hallerde oluşması beklenen fiyatın belirleyicisi marketler olmakta. 

8- Hallerdeki laboratuvarda pestisit kontrollerinin yapılması ve yerel yönetimlerin pazar yerlerinde gıda güvenliğinden sorumlu ziraat mühendisi istihdamı zorunlu hale getirilmeli.

Evet, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin benimde üzerine imza atabileceğim önerileri özetle bu…

Bilginize…

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum