01.01.2021, 09:06

Yeni yıl neyi ifade eder?

Yeni yıl neyi ifade eder?

Yeni Yılın Müslümanlarca neyi ifade ettiğini anlatmamızdan önce Noel Bayramının, Hıristiyanlarca kutlanan bayram olması dolayısı ile niçin kutlandığını,neyin ifadesi olduğunu görelim, sonrada esas konu- muza geçelim.
 

İnsanların pek çoğu Noel kutlamaları ile yılbaşı kutlamalarını karıştırır. Aslında Noel bayramı ile yılbaşı kutlamaları aynı şey değildir. Noel kutlaması Hıristiyanlarca 24,25 ve 26 aralıkta kutlanan, yılbaşı kutlamaları ise dünyada yaşayan bütün din mensuplarınca,bütün insanlarca 31 aralık akşamı kutlanan ve birbirinden amaç itibarı ile farklı olan iki ayrı kutlamadır. Esas 25 aralıkta kutlanan Noel bayramı, Hz.İsa’nın doğumu nedeniyle kutlanan ve Doğuş bayramı ya da Kutsal Doğuş adı verilen bir bayramdır.Buna mukabil yılbaşı kutlamaları, yeni bir yıla girişin heyecanı ile yapılan ve yeni yılın hayırlar getirmesi için güzel dilek ve temennilerde,dualarda bulunulan,bütün aile ile, arkadaş,eş,dost ve sevdiklerimizle birlikte paylaşılan bir ge- cedir.Yani bu iki kutlama aynı şey değildir.Ayrı ayrı özellik ve amaçları olan iki ayrı kutlamadır.

 

Noel ve yılbaşı ayrımı nedir?

Noel kutlamasının bir dini yönü,yılbaşı kutlamasının ise insanî bir yönü vardır.Bunun böyle oldu- ğunun delilleri,ispatı ortadadır ve herkes tarafından da görülmekte ve bilinmektedir.Hıristiyanlarca kutlanan Noel Bayramı'nın daha çok 25 Aralıkta kutlandığını hepimiz görüp duruyoruz.Yılbaşı kutlamalarının ise,Hıristiyan olmayan başka din Mensupları da dahil,bütün insanlarca kutlanılıp geldiğini yine görüyoruz ve biliyoruz.Bütün bunlar herkesin gördüğü ve bildiği şeylerdir. Onun için de diyoruz ki, amaç bakımından birbirinden ayrı olan bu iki kutlamayı karıştırmamak gerekir.Bunlar bütün insanlarca görülen ve bilinen delillerdir.

Bunu bir iki örnekle biraz daha açalım.Noel kutlamasını sadece Hıristiyanlar yapar.Başka hiçbir din mensubu Noel’i,yani Hz. İsa’nın doğum kutlamasını yapmaz. Bunun tek örneği bile yoktur.Ama yılbaşı kut- lamalarını yapmayan hiçbir ülke yoktur.Yılbaşı kutlamasını Dünyanın üçüncü büyük dini olan Brahmanizm din mensupları da yapar,Konfüçyanizm din mensupları da,Buda din mensupları da yapar. Saydığım bu din mensupları dışındaki bütün din mensupları da kutlar. Çünkü yılbaşı kutlamasının dinle ilgisi yoktur.Kısacası yılbaşını,yeni bir yıla girmenin heyecanı ile herkes kutlar.Ama herkesin kutladığı yılbaşı kutlamasını hiç bir ülke, hiçbir din mensubu, İsa(as)’nın doğum günü olduğu için kutlamaz.İsa(as)’nın doğum gününü diğer din mensupları niye kutlasın.Kendi dinleri,kendi dinlerinin peygamberi ya da kurucuları varken başka bir dinin peygamberinin doğum gününü hiçbir din mensubu Noel bayramı olarak asla kutlamaz Bu durum Müslü- manlar için de aynıdır.

 

Noel Kutlamaları ile Yılbaşı kutlamalarının ayrı şeyler olduğunu yukarıdan beri söyleyip geliyoruz.Bu iki kutlama, amaç da ayrı olduğu gibi kutlama şekli olarak da birbirinden ayrıdır.Yılbaşı kutlamaları,girilecek yeni bir yılın,hayırlı,uğurlu olması dileğiyle,sevinerek karşılamak için ailecek veya eş dostla beraber yapılan bir kutlamadır.

Noel bayramında ise,Hıristiyanlar mumlar yakarlar, kilise ve okullarda Hz. İsa’nın doğumunun ve gelen üç müneccimin İsa'ya hediyeler getirişi canlandırılır. Eğlence yerlerin de oyun ve gösteriler sahnelenir. Kiliselerde ve sokaklarda korolar halinde Noel ilahileri söylenir. Hafta sonlarında Noel partileri verilir. Noel, Caddeler, sokaklar, alışveriş merkezleri, evlerin bahçeleri ve iç mekanları ışıklarla ve yeni yıl süsleriyle süslenerek eğlenceli bir hale getirilir. Ama bu kutlama dini amaçlı ve ibadet yerine geçen bir kutlamadır.Ge-

nelde 24 aralık da başlar ve 26 aralıkta son bulur.

Hıristiyan olmayan insanların kutladıkları yılbaşı kutlamasında ise dini bir amaç yoktur.Tamamen,hoş bir vakit geçirmeye dayanan bir kutlamadır. Tekrar edelim,hiçbir dini amacı kesinlikle yoktur.Yılbaşı kutlamalarında Hıristiyan olmayan hiçbir ülke Hz. İsa’nın doğum kutlamasını da yapmaz. Kiliselerde ve sokaklarda korolar halinde Noel ilahileri söylemez.

 

Yılbaşı kutlayanları suçlamak gerekir mi?

Yılbaşı gecesini arkadaşları ile birlikte eğlenceli bir gece halinde geçiren insanları suçlamak, yukarıda sıralamaya çalıştığımız nedenler sebebi ile doğru olmaz. Ama bazı insanlarımız, “Onlara benzememek gerekçesiyle” Yılbaşı kutlaması yapanları suçlarlar.Ancak bu da doğru bir suçlama olmaz.Müslüman’ın niyeti nedir ki onu suçlayalım?Ameller niyetlere göre değerlendirilmez mi?Çünkü Yılbaşı karşılama ve kutlaması bütün Dünyaca yapılan bir kutlamadır.İnsanlarımızı, dünyadan kopuk Herkesten ayrı bir Dünyada yaşatmak da doğru değildir.Ayrıca İslam Dininde Peygamberimize ait bir Hadis-i Şerifte sevgili Peygamberimiz, “Ameller(Yapılan eylem ve işlemler) niyete göre değerlendirilir.” buyurur.Bu Hadisi hiçbir zaman için unutmamak gerekir.Bu Hadise göre, iyi niyetle o 31 Aralık gecesini eğlenerek geçiren kişileri kötü bir şekilde suçlamak bu bakımdan doğru olmaz.

 

Müslüman'ın Hristiyan'a imreneceği bir şey olamaz

Gerçekten de sağlıklı düşünüldüğü takdirde bir Müslüman’ın bir Hıristiyan’da görüp de Dini açıdan imreneceği hiçbir şey olamaz.Öyleyse bir Müslüman niye Hıristiyanlığın bir bayramını kutlasın.Çünkü Kuran’a göre Allah katında geçerli tek din İslam Dinidir.Bugün için C.Allah’ın huzurunda dünyada geçerli olan din İslam Dinidir.Kuran’dan öğrendiğimiz budur. C.Allah’ın Âli İmran Suresi 19. Ayetinde “Allah katında makbul olan din, İslam Dinidir” buyurması bunun delilidir.

İkinci olarak,her şeyin en son geleni,daha gelişkindir.İslam dini de en son gelen ve kıyamete kadar da geçerli olan,Allah Teâla’nın geliştirerek ikmal ettiği bir din olduğu için en gelişkin olan ve insanların akıl ve zekalarına da en mantıklı görünen bir dindir.Müslüman’ın başka bir din de imreneceği hiç bir şey olamaz.
 

Bir üçüncüsü de, Hıristiyanlık da, Musevilik de,kitaplarına kadar her şeyleri değişmiş,tahrif edilmiş olan birer dindir.Kuran’a göre bu dinler Allah katından indirilen orjinalliğini kaybeden ve bozulan dinlerdir. İslam Dini onun için indirilmiştir.
 

Ayrıca Hıristiyanlıkta da, Musevilikte de Peygamberleri Allah olarak görme vardır.Kuran’da bu durum şöyle açıklanır.“Yahudiler Üzeyir’e Allah’ın oğlu dediler. Hıristiyanlar ise, İsa Mesih Allah’ın oğlu dediler” (Tevbe-30) buyrularak, her iki dinin de Peygamberlerini Allah’ın oğlu kabul ettiklerini bildirir. Yani değişik bir ifade ile söylersek, Her iki dinde peygamberlerini Allah olarak görme vardır.


İnsan aklının, bir insanın Allah olmasını veya Allah’ın oğlu olmasını kabul etmesi mümkün değildir. Peygamberimizin, “Aklı olanın dini vardır.Aklı olmayanın dini de yoktur” buyurması bu sebepledir.Bu bakımdan diyoruz ki, bir Müslüman’ın, dini açıdan Hıristiyanlarda görüp de imreneceği hiçbir şey yoktur.
 

Bu satırlarımızda hem bunu belirtmiş olalım, hem de 31. Aralık gecesinde yeni bir yılı hayırlı olması,ülkemize hayırlar getirmesi dileğiyle kutlayıp eğlenenlerin dinen suç işlemiş sayılmamaları gerektiğini duyuralım.Dediğimiz gibi İslamiyet’te ameller niyetlere göre değerlendirilir.Hiç bir kötü niyeti olmayan bir insanın suçlanması tabi ki doğru olmaz.

Yorumlar