Fadime ALTANHAN / YENİGÜN - Milyonlarca çalışan maaş zammı için açıklanacak enflasyonu beklerken elektriğe yüzde 52-130, doğalgaza yüzde 25 zam ile bir şoku yaşarken, asgari ücretli iğneden ipliğe gelen zamların maaşlarını eritmesine sert tepki gösterdi. Emekçiler ve emekçilerin temsilcileri alım gücünün düşmesinden şikayetçi oldu. Asgari ücrete zammın açıklandığında belirlenen asgari ücretin insanları daha da yoksulluğa iteceklerini söylediklerini ifade eden DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, "2021 yılı pandemi ve ekonomik krizin etkisiyle birlikte zenginleri koruyan ancak işçinin, emekçinin alın terinden çalınan bir yıl oldu. 2021 yılı başında belirlenen asgari ücret daha üzerinden 10 ay geçmeden yüze 50 gelir kaybına uğradı. İşçilerin yaşamlarını çekilmez hale getirerek emekçileri yoksullaştırdı. Asgari ücret açıklandığı zaman 'Emek azami, sömürü azami ama ücret asgari' demiştik. Bu nedenle zamlı asgari ücretin insanları daha da yoksulluğa iteceğini belirttik. Dediğimiz de oldu. 2021 yılında 2 bin 825 TL olan asgari ücret alım gücüyle şu anki alım gücü arasında çok büyük fark var. Yeni yılla birlikte 2021 yılı sonunda yapılan zamların üstüne yeni zamlar eklendi. Yeni yılla birlikte zamlarla dolu bir yıla uyandık. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıta yine zam geldi. Asgari ücrete yapılan yüzde 50'lik zam daha işçilerin, emekçilerin eline geçmeden eridi.  2022 yılının işçilere, emekçilere yoksullara yaşanası bir dünya olmasını diledik ancak ne yazık ki bu dileğimiz olmadı. İşçi, emekçi için yeni yılın ilk gününden itibaren yine zor bir yıl başladı. İşçiler, emekçiler, geçinemeyenler yeni yıla kol kola halay çekerek girdiler" diyerek Malatya'da dolar düştüğü için halay çekenlere göndermede bulundu.  

memiş sarı 2-yenigün

ASGARİ ÜCRET EROZYONA UĞRAYACAK


Aralık ayında belirlenen 2022 yılı asgari ücretin yeni zamlarla birlikte vatandaşın eline geçmeden eridiğini belirten Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Necip Vardal, "Zamlı asgari ücret şubat ayının ilk günlerinde alınacak. Bu artışın oranı ve alım gücüde o güne kadar erozyona uğrayacak. Sonuçta ilan edildiği tarihle çalışanların eline geçtiği tarih arasındaki enflasyon artışı ve alım gücündeki düşüşü baz aldığımızda kimsenin eline reel olarak 4 bin 250 lira geçmeyecek. Ekonomideki kriz, kurdaki hareketlilik, enflasyon, hayat pahalılığı devam ettiği sürece almış olduğumuz artış oranının elinize geçen nakidin bir anlamı olmayacak. Hem kamu çalışanları hem işçiler hem de toplumun çalışanlarının yüzde 60'ının asgari ücretle geçindiğini düşündüğümüzde bu yaşadıklarımızın daha da derinleşeceğini görüyoruz. Şu andaki göstergeler bu çerçevede" diye konuştu.

necip vardal-yenigün

TÜİK RAKAMLARI YANSITMIYOR

TÜİK'in belirlediği rakamların insanların yaşadıklarını yansıtmadığını belirten Vardal, "Sosyal medyada yüze 30-40 arasında yazılıp çizilen rakamlar var. Ama bu rakamların hiçbirinin insanların bugünkü koşullarda insanca bir yaşam sürebilecekleri bir ücret olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu ücretler alınmadan bile önemli ölçüde erozyona uğrayacaktır. O yüzden yapılması gereken şey tüm çalışanların insanca yaşam sürebilecekleri bir ücrettir. Eğer yoksulluk sınırı 11 bin lira civarındaysa bunun da insanca yaşama asgari ölçüsü de yoksulluk sınırına denk gelen ücrettir. Bunun yanında hayat pahalılığını, enflasyonu durduracak çeşitli kararlara da ihtiyaç var. Aldığınız ücret birkaç gün sonra eriyorsa, alım gücü düşüyorsa bu artışların da bir anlamı olmadığını söyleyebiliriz. Buradaki mesele ülkede olan ekonomik krizi sonlandıracak bir sürecin işletilmesiydi" dedi.  

Doğruyol: Zammın değeri korunmalı

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Yılbaşı mutluluğu maalesef kısa sürdü. Önümüzde ki günlerde memur ve memur emeklileriyle ilgili maaş artışıyla ilgili karar verilecek. Bu artışı biz yüzde 30 seviyelerinde olacağını düşünüyoruz. Fakat gelen zamlara baktığımızda yüzde 50, 80 ve 130 olduğunu görüyoruz. Birçok memur çalışan daha maaş zamlarını alamadan bu gelen zamlar onları alıp götürmüş durumda. 2002 yılında çalışan bir hemşire arkadaşımızın maaşı üç asgari ücrete denk geliyorken bugün 6 yıllık tıp eğitimi alan bir pratisyen hekim arkadaşımızın maaşı 4250 liranın altında kalmaktadır. Şu an itibariyle hekim arkadaşlarımız asgari ücretin altında kalmaktadır. Asgari ücrete çalışana baktığımızda aldığı 4250 lirada yeterli değildir. Verilen zamların bir değerinin kalmadığını görüyoruz. Önemli olan zam verip bir cebinden verip bir cebinden almak değildir. Önemli olan verdiğiniz zammın çalışan tarafından değerinin korunmasını sağlayabilmektir. Son yıllarda verilen zamlar bir artı sağlamadığı gibi alım gücünü daha da düşürerek gidiyor” dedi.

ahmet-doğruyol-yenigün
Gıda sektörü alanında Satış danışmanlığı yapan Pınar Keskin, “Bu sene maaşıma yüzde 35 zam aldım. Maaşımın elime geçmeden adeta uçup gitti. Elektrik ve doğalgaza gelen zamlar gerçekten çok yüksek eminim hiç kimse bu kadarını beklemiyordu. Mecburen bunları ödeyeceğiz. Ama bu zamların bana özellikle genç yaşta kişilere etkisi sosyal aktiviteler konusunda yansıyor. Dışarıya çıkıp bir şeyler yemek, içmek gibi basit ve gayet insani ihtiyaçlar bundan sonra ya çok az olacak ya da hiç olmayacak. Aldığım zam ile ürün ve hizmetlere gelen zamlar arasında çok ciddi fark var” dedi.

Pınar Keskin-yenigün

MAAŞI GÖREMEDEN ERİDİ


Asgari ücrete yapılan zammı almadan eridiğini ifade eden Cenk Korkmaz, "Asgari ücreti 4 bin 250 liraya çıkardılar ancak zaten o dönemde doların yükselmesi ve buna bağlı olarak da herşeye yapılan zamlar nedeniyle asgari ücret zammı erdi gitti. Yeni yılla birlikte doğalgaz, elektrik ve akaryakıt kalemlerine gelen zamlarla artık eskisinden de beter bir hale geldik. Bize kaşıkla verip kepçeyle alıyorlar. Böyle bir sistemde insanların rahatça yaşaması mümkün değil. İnsanları bu kış aylarında nasıl ısınacak? Yapılan zamlar asgari ücretle geçinen ailelerin ödeyebileceği rakamlar değil. Bu insanların okula giden çocukları var, yediği içtiği bunların hepsini tek bir asgari ücretten karşılamaya çalışacak. Bu nasıl mümkün olacak? Bu zamlar daha başlangıç. Gıda, giyinme gibi ihtiyaçlara da zam geldiğinde insanlar yine borçlanacak, kredi kartlarına yüklenip ödeyemecek " dedi.

cenk korkmaz-yenigün

Bir verip beş alıyorlar

2021 yılında yapılan zamların aile bütçesini zorladığını söyleyen Engin Taş, "Biz 4 kişilik bir aileyiz. Asgari ücrete yüzde 50 zam yaptık diyorlar ama aldığımız her ürünün fiyatı 3 katına çıktı. Zaten verdikleri para elimize geçmeden eridi gitti. Yeni yıla umutla girdiğimiz saatlerle birlikte üst üste yeni zamlar geldi. Sevincimiz yarıda kaldı. Kimse asgari ücretlinin hali ne olacak diye düşünmüyor. Bir verip beş alıyorlar. Akaryakıta zam üstüne zam yapılıyor. Artık arabaya binmek bile lüks. Yeni yılla birlikte daha nelere zam gelecek bilmiyoruz" diye konuştu.

engin taş-yenigün


UMUTLARIMIZ TÜKENDİ


Kendisinin ve eşinin çalışmasına rağmen rahat bir hayat süremediklerini dile getiren Okan Uslu, "Eve iki maaş girmesine rağmen her istediğimizi rahatça alamıyoruz. Bugün aldığımız her ürüne yarın zam geliyor. Kış ayındayız, ya doğalgazla ya da elektrikle ısınıyoruz. Yeni yılla birlikte insanların en temel ihtiyaçlarından olan ısınmaya bile ciddi zamlar geldi. Zaten faturalar oldukça yüksek geliyordu. Zamlarla birlikte neredeyse eve giren bir maaşı faturalara ayırmamız gerekecek. Akaryakıta da yaptıkları zamlar yetmezmiş gibi yeni zamlar eklediler. Asgari ücrete yaptıkları zam belli. İnsanlar daha cebine zamlı maaşı koyamadan daha fazlasını aldılar. Bu insanlar nasıl geçinecek diye düşünen yok. Yeni yıla umutla girmiştik ancak daha ilk günden umutlarımız yerle bir oldu" ifadelerini kullandı.

okan uslu-yenigün