Her Yenigün taze bir başlangıçtır. Her yeni başlangıçta bir heyecan vardır. Her yeni sabah, biten sona eren günden sonra taze bir başlangıç olmanın yanında heyecan veren bir ilktir. Bu sabahın ilk günü kapıdan çıkarken dualarla yola koyuluruz. Bir geziye çıksanız bu yeni yeri/yerleri görmenin heyecanı ile dolarsınız. Hatta bazen bu heyecanı izah edemezsiniz. Bu izahı mümkün olmayan durumun adı “işte öyle bir şey” diye ifade edilir. Bu “işte öyle bir şey” en güzel, en anlamlı ve en gönül okşayıcı bir durumun ifadesidir. Akşamın devamındaki gün olan “Yenigün” e başlamak iki manada da heyecan vericidir. Hem bir yeni güne başlama zamanı, hem de “Yenigün Gazetesi”nde başlayan bir güzel başlangıçla heyecanlıyım.

Gündelik işlerle, oyun oynayanlardan, oynaşanlardan olmadık. Günü birlik maceralar peşinden de koşmadık koşanlardan olmayacağız. Kalabalık etmek, dikkat çekmek veya başka bir basit niyetle değil, insanımıza bir idraki hatırlatmak için yazacağım. Hayatın yeme, içme, eğlenme gibi her varlığın yapacağı işlerden ibaret olmadığını hatırlatan yazılar yazacağım. “Millet hem de ne milletmişiz” anlayışında olmanın vazgeçilmez üstünlüğünü hatırlatacağız.

Haber Türk TV’nin kurucusu rahmetli Ufuk Güldemir, İzmirli gazetecileri sayarken Dinç Bilgin’den başlar Erdal Şafak’a kadar sıralar. Hepsinden de kendisinin anlayışına göre özelliklerini yazarak bahseder. Biz İzmirli gazeteci değil İzmir’de gazetecilik yapan bir garip olarak yazacağız.

Ege’de bir sahil kasabasında kocaman bir kasabada turizmi ile meşhur bir kasabada katıldığım bir programda, tema “komşuluk” idi. “İzmir ile Selanik, dün bir devletin iki kıyıda iki komşu şehriyken bugün iki ayrı komşu devletin iki kıyısındaki şehri” diye bahsetmiştim. “Birisi mahzun, diğeri masum” demiştim. İşte bu ilk kurşunun atıldığı güzel şehirde de yazmaya başlamak güzel bir başlangıç olsa gerek. Selanik’in de elbette gönlümüzün sol köşesindeki yerini muhafaza ettiğini belirtmek gerek. “Selanik’in kızları” zevkle söylenen türkümüz…

Daha önce Özbekistan’da Halis ve Andicanski Pravda (Andicanname) gazeteleri ile Taşkant’teki Hürriyet Gazetesi’nde (Bütün Ortaasya’ya dağıtılır) ve Azerbaycan’da, Bakü’de Şark gazetelerinde yazdım. Yurt içinde Ankara, Bursa, Kırşehir ve Çorum’daki gazetelerde yazdım. Türk-İş’e bağlı sendikaların aylık dergilerinde yazdım. Ayrıca benim sahibi olduğum, aylık uluslararası "SICAK NEFES" adlı bir dergim var. Bu günlerde 90. sayısı çıkmıştır.

Her yeni gününüz yeni güzelliklerle dolsun!