Nihat AK/YENİGÜN - Hammadde olarak ihraç edilen madenlerin nihai ürün olarak daha fazla döviz ödenerek ithal edildiğine dikkat çeken madenciler, milli bir politikaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Ege ve Akdeniz’in limanlardan madenlerin ham madde olarak ihraç edilmesi çok sayıda vatandaşın yüreğini sızlatıyor. Madenciliğin yapıldığı bölgelerin sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan oldukça hızlı kalkındığına vurgu yapan sektör temsilcileri genişmiş ülkelerdeki madenciliğin nihai ürün geri kalmış ülkelerde ise ham madde üretimine yönelik olduğunu ifade ediyor.

maden isleme

 Çağlar boyu Anadolu’da yaşayan kadim halkların madenciliğe büyük önem verdiğine dikkat çeken TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Aykut Akdemir, “Madenler insanlığın yaşamında, çok önemli bir yere sahip olmuşlardır. Öyle ki kullanılmaya başlanan her yeni maden bir çağı kapatıp yeni bir çağa adını vermiştir. Günümüz gelişmiş sanayi ülkelerinin 'hemen hepsinde madencilik sektörü, ekonomik kalkınmayı başlatan bir "öncü sektör" görevi yüklenmiştir. Madenciliğin Cumhuriyetin ilk yıllarında daha fazla önemsendiği, Maden Tetkik Arama Enstitüsü, Etibank, Türkiye Kömür İşletmeleri, Demir Çelik İşletmeleri gibi kuruluşların faaliyete başladığı ülkemizde yeniden masaya yatırılmalıdır” dedi.

‘Milli bir madencilik politikasına ihtiyaç var’1

“HAM İHRAÇ YANLIŞ POLİTİKA”

 Madenlerin yerine konulamayan doğal milli servetler olduğuna vurgu yapan Akdemir, “Madenler cepten yemektir. Yenilenemeyen tüketildiği zaman yerine konulamayan kaynaklarımızdır. Bu kaynakların gerçek sahibi kamudur gerçek sahibi halkımızdır. Türkiye‘nin tam bağımsız, demokratik ve gelişmiş bir ülke olabilmesinin temel koşulu, kamu yararı olan madencilik politikalarının oluşturulması ve uygulanmasından geçmektedir. Dünyada gelişmiş ülkeler madencilik sektöründe nihai ürün alırken, gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeler de sektörün hamallığı olan ham madde üreticisi pozisyonunda kalıyor. Türkiye madenlerini ham olarak ihraç etmemelidir” şeklinde konuştu.

‘Milli bir madencilik politikasına ihtiyaç var’

“SON MAMULE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR”

Üreterek sanayileşen, sanayileşerek kalkınan bir Türkiye için madenciliğin yeniden ele alınmasına olan ihtiyaca dikkat çeken TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Aykut Akdemir, “Madenlerin çıkartılmasındaki hedef dış satım değil, ülke sanayi sektörleri olmalıdır. Önemli olan sanayiye düşük maliyette ve kaliteli girdi sağlamasındadır. Bu çerçevede, madencilik sektörünün planlanmasında ülke sanayi sektörleri ile entegrasyon ön planda tutulmalıdır. Türkiye’de üretim yapan gelişmiş ülkelerin otomotiv firmaları bizde bazı modelleri üretiyor ama en önemli parçalarını kendi ülkelerinde üretiyor. Türkiye’de madencilikteki önemli ham maddelerini yurt dışına vermeden kendisi işlemelidir. Avrupa’nın bor, çimento, seramik gibi birçok ham maddesi Türkiye’den alınıyor daha fazla döviz ödenerek son mamul halinde geriye alınıyor” dedi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR MADENCİLİK”

Toplumsal, ekonomik ve çevresel bakımdan sürdürülebilir bir madencilik sektörünün gelişiminin önemine vurgu yapan Başkan Akdemir, “Sürdürülebilir bir madencilik devlet, sektörde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar ile demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin yapıcı işbirliği ile mümkündür. Söz konusu tarafların doğrudan katılımları olmaksızın hazırlanacak herhangi bir sektör planının ya da plan uygulamasının başarılı olması mümkün görülmemektedir”şeklinde konuştu.

‘Milli bir madencilik politikasına ihtiyaç var’2

İMALAT SEKTÖRÜ TEŞVİK EDİLMELİ

İzmir Mermerciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Çetinkaya, “Madenlerimiz gelişmiş bir ülkenin patenti ve Know-How’ı kadar önemlidir. Madenlerimiz işlenerek, nihai ürün haline getirilerek ihraç edilmelidir. İstihdama olan faydası, katma değeri ülkemizin olmalıdır. Madenlerimizi işleyecek bilgi birikimimiz de teknolojimiz de var. Ama devletin madenlerin işlenebilmesi için elektrik, su, doğal gaz ve benzeri girdiler ile istihdam üzerindeki vergilerde kolaylıklar ve teşvikler gerçekleştirmesi gerekir” dedi.

Mevlut cetinkaya 2