Tarihiyle ve coğrafyasıyla rengarenk bir dokuya sahip olan Güzelbahçe, balıkçı bir tatil kasabasından daha çok artık bir sahil kenti durumuna geldi.

Maviyle yeşilin buluştuğu/ aşk yaşadığı Ayvalık dışında ikinci bir mavi/ yeşil diyar da Güzelbahçe

7,5 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi, üç balıkçı limanı, bir vapur iskelesi ile Güzelbahçe, bugün  balıkçıkasabasından ziyade artık bir sahil kenti durumunda. Dile kolay, beş bin kişi geçimini balıkçılıktan sağlıyor burada.

Köklü bir tarihe sahip olmanın yanı sıra,  özgün bir kültürel dokusu olan Güzelbahçe, 500’den fazla yemek çeşidiyle çok zengin bir yemek kültürüne sahip.

Kültürel  dokusu  konusunda  Serhan Kemal Saygı ile Engin Berber’in birlikte hazırladıkları ‘Güzelbahçe Tarihi’  her şeyi anlatıyor. Kitabı okuyan kişi, bu  kültürel çeşitliliğin nedenini kitaptan öğreniyor.

Güzelbahçe tarihiyle ve coğrafyasıyla rengârenk bir dokuya sahip

Rengârenk deyince,  renk renk açan çiçekler geliveriyor akla. Özellikle de güller!

İran’ın aşk ve gül şehri Şiraz ise İzmir’in de Güzelbahçe!

Başkan bence ya Urmiye’yi ya da Şiraz’ı kendine kardeş kent seçsin, yakışır!

Güzelbahçe, on yıl öncesine kadar renk renk güllerin yetiştiği, çiçek mezadının yapıldığı bir ilçeydi. Para etmemesi nedeniyle yok olup gitti o çiçek bahçeleri.

Fakat, mandalina bahçeleri hâlâ meydan okurcasına dimdik ayakta!

IMGS9808

ÖNEMLİ YERLEŞİM MERKEZLERİNDEN OLDU

Yeniden dönecek olursak Engin kardeşimizin kitabına…

Manastırlı, Sakızlı, Üsküplü, Selanikli, Gümülcineli, Rodoslu, İskeçeli, Giritli, Karadenizli bu toprağı yurt edinmişler vakti zamanında. Gelirken kültürlerini de taşımışlar tabii ki…

Kültürel rengârenklik bundan kaynaklanıyor.

Doğal ürün pazarlarını dolaşarak, doğa yürüyüşleri yaparak günün değerlendirilebileceği bir  bulunmaz coğrafya burası.

Bizde zaman zaman köylerin kasabaların adlarını değiştirmek modaya dönüşmüş gibidir ya…

Bu toprakların en eski adı Klazomenai… Bizler onu Kilizman yapıyoruz.  (Yunanca Kilismani)

Tarih boyunca Pers, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olmuş.

 1936’da Kızılbahçe oluyor. 1954’te belediyelik oluyor. 1957’de de adı Güzelbahçe’ye dönüşüyor.

Güzelbahçe Genel Görünüm

Meraklılar için söylemiş olalım. Osmanlı döneminde ‘ kızıl ‘ sıfatlı öyle çok yerleşim merkezi var ki… Kızılbahçe, onlardan sadece biri…

Kızılköy, Kızılağaç, Kızılbel, Kızılca, Kızılcabölük, Kızılcatuzla, Kızılhisar, Kızılırmak, Kızılin, Kızılkaya, Kızılkoca, Kızıloğlan, Kızıltepe, Kızılyar, bu toprakların gerçeği…

Adların değiştirilmesindeki etken var: İşgüzarlık ve siyaset…

Kızıldere’nin Ataköy adını alması neyse Kızılbahçe’nin de Güzelbahçe adını alması aynı…  Kızıl denince kimi fanatik siyasetçilerin/ gazetecilerin betinin benzinin atmasından…

Oysa bu topraklarda bir zamanlar yakaya kızıl karanfiller takmak ve selamlaşırken ‘yoldaş’ diye hitap etmek moda gibiydi. Ne çabuk unuttuk!

İnanmayan Atatürk’le Aralov’un yazışmalarına bakabilir, görebilir bunu.

İşgüzar tayfa, Kemalpaşa’nın Yukarıkızılca’sına neden dokunmamışlar ona şaşıyorum.

                                                                                      *

IMGS9801IMGS5291

“BALIĞIN EN TAZESİ BURADA”

Güzelbahçe, eski Klazomanaikhorasındaki en önemli bir Bizans yerleşim merkezlerinden.

İzmir ise o yıllarda yine bir mozaik kent durumunda. 1659’da nüfusun yüzde 51’i Müslüman, yüzde 23’ü Rum, yüzde 21’i Yahudi, yüzde 5’i Ermeni…

1921 ortalarında ise Kilizman’daki nüfus 1.346

950’si Türk, 396’sı Rum.

Demir Çağı’nda Klazomenai kenti, zeytini/ üzümü/ şarabı/ demiri ve seramiği ile önemli bir merkezdi.

Özellikle de 1883’te bu zenginlik belirtilmiş. Manganez ve altınla karışık olduğu anlaşılan cıva madeni konusunda adı anılan bir bölge…

Bugün ise başat sektör balıkçılık… Rize, Amasya, Trabzon, Artvin, Giresun, Bayburt, Sinop ve Karabük’ten gelip buraya yerleşip evlenerek yerli halka karışan Karadenizliler bu işin öncüsü.

Belediye Başkanı bu konuda çok iddialı konuşuyor:  “Balığın en tazesinin, en uygun fiyatla  satılıp servis edildiği Güzelbahçe’ye  bekliyorum herkesi.’’

Balığın dışında…

İlçeye göçlerle gelen çeşitli topluluklar farklı coğrafyaların yemek kültürlerini de buraya taşıdığından yarımadanın yemek kültürü oldukça zengin.

Nohut mayası, zeytinli çiçek ekmek, sirke mayalı peynir, börülceli tarhana, portakallı kereviz, bamya kızartma, enginar iliği, çakalboğan borani, hurma köfte, soğan kebabı, domatesli oğlak, karavoli, dalak dolması ve daha onlarcası…

DSC_0322

GÜZELLİKLERİ İLE ANILAN İLÇE

1994’te ilçe olan Güzelbahçe’nin adını duyuran kurumlardan biri 60. Yıl Anadolu Lisesi.

Yelki doğumlu TSM Sanatçısı Necdet Tokatlıoğlu da Güzelbahçe’nin unutulmaz isimlerinden…

Kahramandere Şehitleri Anıtı da Güzelbahçelilerin değerbilirliği… Tarih bilincine sahip olduklarının kanıtı.

1980’lerdeki körfez kirliliği Güzelbahçe’ye de ‘merhaba’ deyince buradaki plajlar ve gazinolar da yok oluyor... Şimdi onların yerini et-balık lokantaları ve  kahvaltı salonları aldı.

Belediye Başkanının kültür ve sanata verdiği önem; Ankara Ekin Tiyatrosu, Müjdat Gezen, Genco Erkal, Levent Kırca, Volkan Severcan ve Uygur Kardeşlerin Güzelbahçelilerle buluşmasından anlaşılıyor. Halk konserleriyle ve yeni açılan parklar ve Atatürk Çarşısı ile ilçe günden güne güzelleşmekte…

Güzelbahçe Genel Görünüm 3

Yıllar öncesi Erdal Karademir ile Yunus Kırılmış’ın evine gider gelirdim. Güzelbahçe’yi tanımışlığım o yıllardan. 7 yıl önce isebelleğimden hiç çıkmamak üzere kazıldı beynime.

Muzaffer İzgü’nün “Kütüphaneciler İmparatoriçesi” ilan ettiği annem Rasime Şeyhoğlu’nu 22 Ağustos 2015’te buradaki Cem Evi’nden alıp  Bademler’de toprağa vermiştik.

Bendeki unutulmaz Güzelbahçe anısı bu.

Ancak… Güzelbahçe, hep güzelliklerle anılmaya değer bir ilçe. Bunun da farkındayım.

Gözden kaçırmayın

Manisa'da mutlaka görülmesi gereken yerler Manisa'da mutlaka görülmesi gereken yerler

Başkana bir sorum olacak: Neden bir balık müzeniz ve kent müzeniz yok?