Yaşar Ürük'ün 12 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

yaşar ürük yenigün (1)imza

İzmir İktisat Kongresi Anıtı'ndaki panolarda bulunan tarih ve isim yanlışlıklarından söz ettikten sonra, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ilgili birimi konuyla ilgilendi ve o panoları yenileme çalışmaları başlattı. Konuyla ilgili olarak yaptığımız görüşmelerde, Gazi Mustafa Kemal'in İktisat Kongresi açılış konuşmasından yapılacak alıntının altına konulacak imzasının ne olması gerektiğini tartışırken, uzun zamandır aklımda bulunan iki sorunun peşine düştüm.

Bunlardan birincisi "Atatürk'ün kaç imzası olduğu" iken; ikincisi ise kaligrafi sanatı açısından Atatürk'ün el yazısında kullandığı hatlara hiçbir zaman benzetemediğim ancak her yerde kullanılan kuyruklu imzasıydı. Önce Atatürk'ün hangi imzaları kullandığı sorusuna odaklandım. İncelediğim ve bir bölümü arşivimde de bulunan beş yüzün üzerinde imzalara bakarak Ulu Önder'in her biri ayrı dönemlerde kullandığı dört imzasının olduğunu gördüm. Bunları örnekleriyle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan ilki 1921 yılına kadar attığı ve "M. Kemal" ifadesini eski yazıyla yazdığı imzadır. Özel arşivimde bulunan ve okuduğunuz yazıya "1" numaralı fotoğraf olarak eklenen, 7 Ocak 1921 tarihli ve de Meclis Jandarma Kumandanlığı, Jandarma Gönüllü Müfreze Sahâ Kumandanlığı ve Meclis Bandosu Muallimliği'ne tebliğ edilen belgenin altında "Büyük Millet Millet Meclisi Reîsi Başkumandan" unvanının altındaki imza "M. Kemal"dir. Bu imza, Mustafa Kemal Paşa'nın belgesi ile gördüğümüz ilk imzasıdır.

yaşar ürük yenigün (2)

Büyük Millet Meclisi, 19 Eylül 1921 tarihinde kendisine "Gazi" ve "Mareşal" unvanlarını verince Mustafa Kemal Paşa "Gazi" unvanını imza üstünde de kullanmaya başlar. Eski harflerle "Gazi M. Kemal" imzasına örnek olarak yüzlerce belge vardır. Bunlardan biri yazıya eklediğim "2" numaralı fotoğraftır. 13 Nisan 1927 tarihli ve "İzmir'de Hisar Camii minare ve kubbesi inşaat işinin ihalesi" ile ilgili belgeye eski harflerle attığı M. Kemal imzasının başına, yine el yazısı ile "Gazi" ifadesinin eklendiği açıkça görülmektedir.

yaşar ürük yenigün (3)

Gazi Mustafa Kemal eski harflerle attığını bu ikinci imzayı harf devrimine kadar sürdürür. 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen "Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun"un uygulanmaya başlamasından sonra üçüncü imzasında da büyük kurtarıcımız, "Gazi M. Kemal" ifadesini bu kez yeni harflerle kullanmaya başlar. Yine bu dönemde imzaladığı binlerce belgeden İzmir ile ilgili olanlardan birinin fotoğrafını "3" numara ile yazıya ekledim. "Süpermarin deniz tayyareleri için, İzmir 3. Tayyare Alayı Kumandanlığı'nın karargâhı olan Reşadiye'deki İş iskelesinin, pazarlıkla yaptırılması." konusundaki bu belgede kendi el yazısıyla "Gazi M. Kemal" ifadesi açıkça görülebilmektedir. Bu imza Gazi'nin üçüncü imzasıdır ve bu imzayı "Atatürk" soyadını alıncaya kadar kullanır.

yaşar ürük yenigün (4)

Her Türk vatandaşına bir soyadı taşıma yükümlülüğü getiren ve 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen Soyadı Kanunu'nun çıkmasından beş ay sonra, 24 Kasım 1934 tarihinde, TBMM tarafından oy birliği ile kabul edilen 2587 sayılı Kanun'la Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verilir. Atatürk bu tarihten sonra vefatına kadar imzasını "K. Atatürk" olarak atar. Yine binlerce belge arasından, İzmir ile ilgili ve vefatına yakın tarihli bir belgeyi "4" numaralı fotoğraf olarak yazıya ekledim. 21 Mayıs 1938 tarihli ve "İzmir Fuarı Vakıf pavyonunun emaneten yaptırılması" konusundaki belgeye attığı el yazısı formatındaki dördüncü ve son imzası "K. Atatürk" şeklindedir.

yaşar ürük yenigün (5)

Atatürk'ün belgelerle kanıtlı dört imzası bu şekilde iken yaygın biçimde kullanılan ve yine el yazısı ile yazılmış “K. Atatürk” ifadesinin altında büyük bir kuyruk bulunan imza nerden çıkmıştır. Atatürk sevdalısı milyonlarca insanın hayatına girmiş bu imza araçların camlarından, rozet, kolye ve her türlü takıya; pandemi maskelerinden kahve fincanlarına ve anahtarlıklara kadar sayısız alanda kullanılırken; hatta yine on binlerce insan vücutlarına bu kuyruklu imzayı dövme yaptırırken ve hatta benim motorsiklette bile bu imza varken, neden hiçbir belgede yoktur?

Öte yandan Atatürk'ün imza konusuna girmişken, özellikle yukarıda sözünü ettiğim dördüncü imza olan "M. Kemal" ifadeli imzanın yaratılışı ile ilgili de büyük bir tartışmanın yıllardır yaşandığını eklemek isterim. Atatürk öldükten otuz yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra 1969 yılında ünlü bir kadın gazetecimiz, ulusal basınımızın yine ünlü bir gazetesinde yayımlanan röportajında, yukarıda dördüncü örnek olarak aktardığım "K. Atatürk" imzasının, 1934 yılında Robert Kolej'de öğretmenlik yapan Hagop Vahram Çerçiyan'ın yaratısı olduğu bilgisini paylaşır. O tarihten sonra da ortalık ciddi anlamda karışır. Çerçiyan’ın iddiasına göre, Soyadı Kanunu’nun ardından Ankara’daki milletvekili öğrencileri tarafından kendisine telefon edilmiş ve güzel bir “K. Atatürk” imzası yaratması istenmiştir. Çerçiyan, Atatürk'ün gönderdiği beş örnek imzadan birini seçerek kullandığını ve bir mektup göndererek de teşekkür ettiğini iddia etmektedir. Derken bu haber iki yıl sonra, o dönem için ülkenin en yüksek tirajlı gazetesinde de verilir. Ardından bu bilgi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından basılıp, tüm okullara dağıtılan bir yayında da yer alır ve hatta dönemin Genelkurmay Başkanlığı, kitabın bütün kışlalarda da okunmasını ister. Daha sonraları ise gelişmelere politik açıdan hem sağ hem sol düşünceli sayısız yazar ortak olur ve "Atatürk gibi bir lider imzasını neden bir Ermeni'ye tasarlattı?" konusunda ciddi tartışmalar çıkar. Bu yazının ele alınma amacında işin bu kısmını sorgulamak düşüncesi yoktur. Bu nedenle bu gelişmelerde yer alan kişi ve yayımların adını vermekten özellikle kaçındım. Kişisel düşüncemi paylaşmam gerekirse de büyük oğlunun adını Mustafa Kemal koymuş bir insan olarak, çok sayıda el yazısını incelediğim o büyük insanın söz konusu dördüncü imzayı da kendi yarattığından ve başkasına tasarlatmadığından emin olduğumu söylemek isterim.

Gelelim aklımın takıldığı ve kuyruklu olarak atılmış "M. Kemal" imzasına. Bu konuyu araştırırken teknik çizim ve grafik tasarım işleriyle de uzun zaman uğraşmış biri olarak o imzadaki kuyruğun şeklinden yıllardır kuşkulandığımı belirtmek isterim. Üstelik Atatürk imzalı binlerce belgeyi inceleyip de bir tanesinde bile bu imzayı görmeyince işin üstüne gitmeye karar verdim. Peki, bu imza nerden çıkmıştı? Bu imzanın olduğu tek bir belge vardı.

Soyadı Kanunu çıktıktan sonra, Atatürk başta İzmir Valisi Kâzım Paşa olmak üzere çok sayıda kişiye soyadı vermiştir. Bunlardan biri de kendisine en yakın kişi olarak bilinen Salih Bozok'tur. İşte Salih Bey'e "Bozok" soyadını yazarak verdiği söylenen bir kâğıtta bu kuyruklu imza vardır. 30 Ocak 1935 tarihli bu kâğıtta GMK (Gazi Mustafa Kemal adının baş harfleri) vardır. Bu belge Bozok'un ölümünden sonra yayımlanır. Sadece bu kâğıda baktığımızda "Demek ki Atatürk böyle bir imza da atmış." diyebiliriz. Ancak "Neden binlerce resmi belgenin hiçbirinde böyle bir imzayı kullanmadığı?" sorusuna cevap veremeyiz.

Derken bulduğum başka bir belge, bir anda olayı değiştirdi. Atatürk aynı gün, yani 30 Ocak 1935 tarihinde başka birisine daha soyadı vermiş. O kişi de Başyaverliğini yapmış olan Cevat Abbas Bey'dir. Ona da "Gürer" soyadını verdiği kâğıt diğeri gibi aynı GMK antetli bir kâğıttır ve tarih de aynı şekilde 30 Ocak 1935'tir. "5" numaralı fotoğrafta bu iki kâğıdın görüntüsünü yan yana yerleştirdim. Atatürk aynı gün soyadını verdiği kişiden birisine sağda gördüğünüz, tüm resmi belgelerde var olan imzasını atarken; diğerine neden, başka hiçbir yerde kullanmadığı farklı bir imzayı atsın? Öte yandan soyadı verip adlarını yazdığı tüm kişilere verdiği kağıtların  hiçbirinde de bu kuyruklu imza yoktur. Bu nedenlerle soldaki imzanın Büyük Önder'e ait olduğuna da kesinlikle inanmıyorum.

yaşar ürük yenigün (6)

Nitekim bu konuda yaptığım araştırmalarda, yine Atatürk öldükten yıllar sonra ortaya çıkan bu kâğıttaki imzanın, yine sonraki yıllarda ülkenin çok ünlü bir ressamının "yaratısı" olduğu hakkında bilgilere ulaştım.

Bu konuda ayrıca şöyle bir konu var: günümüzde kullanılan K. Atatürk imzası, çığ gibi büyüyen Atatürk sevgisinin de etkisiyle şu an ülkemizde çok büyük bir ekonomik pazarda, telif hakkına tabi olması gereken bir grafik tasarımdır. Yaratıcısı da belli değildir. Peki, Atatürk sevgisi üzerinden yaratılan bu pazarda telif hakkı sahibi kimdir? Bu ekonominin parasal kazanımları kimlere gitmektedir?

Ve neden başta Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı olmak üzere konuyla ilgili çok sayıda kurum bu "Atatürk'e ait olduğu kanıtlanamayan" konusu üzerinde durmamaktadır? Atatürk'ün kullandığı K. Atatürk imzası, bu sahte kuyruklu imzadan çok daha güzel, estetik ve Atatürk'ün attığı tartışılmayacak kesinlikte doğru bir imzadır.