Güven GÜNEŞ/ Geçiş üstünlüğünde birinci sırada olan ambulanslara yol verilmemesi ne yazık ki ölümlere neden oluyor. Ambulansta taşınan kişinin bir can ve insan olduğunun unutulmamasına isyan eden ambulans personeli,  “Ambulansta giden kişi, sizin anneniniz, evladınız, eşiniz veya akrabanız olabilir. Ambulansa yol verdiğiniz takdirde bir başkasının hayatını kurtarmış olacaksınız” diyor. 

YOLLARDA DÜZENLEME YAPILMALI

Şehir içinde yaşanan trafik yoğunluğunun ambulanslar için önemli sorunları da beraberinde getirdiğini söyleyen Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği Başkanı Turhan Sofuoğlu, "Ambulansların en geç 10 dakika içinde hastaya ulaşması gerekiyor. Ancak pandeminin de etkisiyle birkaç yıldır günün her saati trafik yoğunluğu yaşanmaya başladı. Trafiğin tam kilit olduğu zamanda daha büyük sorunlar yaşanıyor. Bu sadece ambulanslar için değil, itfaiye gibi diğer acil araçlar içinde sorun teşkil ediyor" dedi. Büyükşehirlerde hastaneye yakın yollarda düzenleme yapılması gerektiğini söyleyen Sofuoğlu, "Güvenlik şeridi dışında acil araçlar için yurtdışındaki gibi tercihli yollar yapılabilir ya da mevcut yollar imkan varsa genişletilebilir. Acil araçlara yol verme kuralları ilkokuldan başlayarak öğretilmeli" diye konuştu.

TURHAN SOFUOĞLU

BUNLAR EĞİTİMSİZİLİKTEN OLUYOR

Fermuar metodu denen sistemin Türkiye'de çok başarılı olmadığını dile getiren Sofuoğlu, "Bu metod birbirine güvenin olduğu bir ortamda uygulanır. Bizde uygulanması çok mümkün olmuyor. Çünkü orta şeridi boşaltmalarına rağmen bilinçli olmayan kişiler bir anda ambulansın önüne çıkabiliyor. Işıklı kavşaklarda ambulansların kontrollü geçiş üstünlüğü var ancak araçlar siren sesini duymasına rağmen hızla geçmeye devam ediyor. Bu durumda da ambulans şoförleri tedirgin oluyor. Ambulans vakaya giderken ATT'lerin önde oturduğunu görüp hasta var mı diye soranlar var. Bunların hepsi eğitimsizlikten oluyor. Bu nedenle insanlarını televizyonlarda kamu spotuyla, sosyal medyayla halkı bilinçlendirmek gerekiyor. Zaten ambulanslar hastaya ulaşmak için hızlı gidiyor, hastayı alıp ilk müdahaleyi aldıktan sonra herhangi bir acil durumu yoksa yavaş gidiyorlar" ifadelerini kullandı.

FERMUAR METODUNU UYGULAYACAK KÜLTÜR YOK

Acil bir durumda en yakın yerden ambulansların yola çıkarak lokasyona ulaşmaya çalıştığını dile getiren Paramedik Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tarık Balcı, "Fermuar metodunu uygulayacak bir kültürümüz yok. Ambulans geldiğinde araçlar en sağ ve sola yanaşmalı ancak bu kültür olmadığı için uygulanamıyor. Araçlar arasındaki takip mesafesi de uygulanmadığı için araçların kaçacak yeri de olmuyor" açıklamalarında bulundu. Vakalara ulaşma süresinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Balcı, "Trafik yoğun olduğunda vakalara ulaşmak 10 dakikadan fazla sürüyor. İnsan hücresi 3-5 dakika oksijensiz kalınca ciddi sorunlar oluyor, hele ki 10 dakika sonra ise geri dönülemeyecek duruma geliyor. Bu nedenle her bireyin yol verme noktasında hızlı olması gerekiyor. Ayrıca yanlış park etme ve otopark sorunları da ambulansları sıkıntıya sokuyor. Araç sürücülerinin duyarsızlığı ve kültür haline getiremediğimiz için sorunlar yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

TARIK BALCI 2

YOL VERİLMEMESİ  SORUNLAR YARATIYOR

Yol güzergahının elverişsizliği ve vatandaşların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmaması nedeniyle yol vermede sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Acil Tıp Teknisyenleri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Erkan Dede, "Özellikli şehir içi yolların geniş olmaması ve vatandaşların yol verememesi nedeniyle genellikle bu yollarda sorunlar yaşanıyor. Şehir içinde araç sürücüleri sağa ya da sola tek bir doğrultuda gidemiyor. Çift yönlü yollarda vatandaşların sağa ve sola kayarak ortayı açması yeterli oluyor. Ancak vatandaşlar acil araçlara yol verme konusunda bilinçli değil. Bunun nedeni de bu bilgilere yeteri kadar ulaşılamaması. Bilgilerin yetersizliği nedeniyle bu sorunları yaşıyoruz. Halkı bilinçlendirmek için ehliyet kurslarında bu bilginin verilmesi gerekiyor. Ankara Yolu, Yeşildere, Altınyol gibi yollarda trafik yoğun oluyor. Bu yoğunlukta da yol verilememesi nedeniyle en önemlisi vakaya ulaşma süresi anlamlı bir şekilde uzuyor. " diye konuştu.

erkan dede 2

SAĞLIK PERSONELİ SAYILMIYOR

Özel Ambulans Servisi Şirketi Sahibi Serdar Şallıoğlu, “Bizzat sahada olan ve direkt ilk müdahaleyi yapan ekipteki arkadaşlarımızın bize aktardığı bilgilere göre her 100 vakadan yalnızca 5’inin acil kriterlerine uyduğunu diğerlerinin ise bunu karşılamadıklarını dile getiriyorlar. Personellerin vakalara ulaşma sırasında yaşadıkları birçok sorun oluyor. Bölgeler arasında ambulans yönlendirmelerden dolayı bu yoğun tempo ve İzmir gibi büyük ve yoğun trafikte vakaya ulaşmak kolay olmuyor. Sağlık bir ekip işi diyoruz. Fakat şiddet olaylarında maalesef bazı ayrımcılıkları görmekteyiz. Ambulans şoförleri bu ekipte yer almasına ve kritik rol oynamasına rağmen sağlık çalışanı olarak görülmüyor. Özellikle sağlık çalışanlarına uygulanan bir şiddet olayında karşı tarafa uygulanan cezai yaptırımlar maalesef şoför arkadaşlarımız için geçerli değil. Bu iş bir ekip işiyse eğer bu ayrımcılığında ortadan kaldırılması gerekmektedir” dedi.

VAKALARA GEÇ MÜDAHALE YÜZÜNDEN ŞİDDET YAŞANIYOR

Sorunları her geçen gün gittikçe büyüyen 112 Acil Sağlık ekipleri gereksiz aramalarla meşgul edilmesinin faturasını kendilerine çıkıyor. Vakalara olası geç müdahaleler de ise şiddetle karşılaşıyorlar.

Türkiye’de uygulanan sağlık politikaları hasta memnuniyeti üzerine dayalı olduğu için bunun da yansımalarından birinin 112 acil vakalarında görmekte olduklarını belirten Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Siyasi rantlardan ve oy devşirmek için maalesef 112 acil sağlık ekipleri işlerini yapmakta zorlandıklarını görüyoruz. İzmir’de gelen çağrılara baktığımızda bunun yüzde 70-75’lik gibi bir kesimin acil vaka olmadığını hatta gereksiz çağrılardan oluşuyor. Buradaki sorunlar maalesef yine vatandaşa negatif anlamda dönmektedir. Acil ve gerekli vakalara ulaşmaya çalışan sağlık çalışanları gereksiz çağrılarla engellemektedir. İzmir geneline baktığımızda ortalama 50 bin kişiye 1 ambulans düştüğünü görmekteyiz.  Geçtiğimiz dönemlerde özellikle büyükşehirlerde vakalara daha hızlı ulaşmak ve müdahale etmek adına bisikletli sonra motosikletli ekipler oluşturuldu. Bisikletli ekiplerin başından beri olmayacağını söylemiştik bundan sonra vazgeçtiler. Ardından yalnızca motosikletli ambulans ekipleriyle devam edildi. Aslında düşüncede güzel bir uygulamaydı fakat devamı gelmedi. Şu anda 8 tane motosiklet ambulansları atıl durumda beklemektedir. Özellikle son yıllarda iyice artan İzmir trafiğinde bu motosikletli ambulans ekipleri gerçekten önemli rol oynamakla beraber sayılarının da arttırılması gerekirken aksine bir tutum olduğunu görmekteyiz” dedi.

ahmet dogruyol