08.02.2021, 07:29

Yozlaşma...

Farkına vardıkça üzüldüğüm eylemdir yozlaşmak.

Şu anda insanlık düğmesine basılınca konuşandan fazlası değil. Hepimiz yozlaşmadık mı?

Yozlaştık. Hatta kendimizi ve ucuzlaştırdık.
Eleştiri kültürünün, soru sormanın ve cevaplayabilmenin olmadığı bir yaşam çizgisindeyiz.

Toplum içinde bir şey ifade edemez olduk.

İnsanın insana sorumluluğu bile kolay kolay unutulmaz diyorduk, oda unutuldu.

Peki, kendimize olan saygımıza ne oldu? Gitti.

İspiyon etmek moda oldu. İnsanın giyinmesine, yemesine içmesine, fikirlerine karışır olduk.

Adı; yozlaşma. Kısaca çağın hastalığı.

*

Suçlu teknoloji mi? Elbette tek başına değil.

Güzel olanı yitirmek sadece teknoloji ile ilintili olabilir mi? Biz içimizdeki güzelliği yitirdik kıymetli değerleri yitirdik.

Yozlaşma içinde kimi zaman suçlu televizyondur, teknolojidir, sosyal medyadır. Kimi zaman gündem. Kimi zaman enjekte edilen zehir. Kimi zaman uyuşmuş bir zihin, düşünememe, bahaneler. Ve sonu sistem neyi istiyorsa ona dönüştürür sizi.
Zihin uyuşukluğuna alışırsınız.

Yozlaşmanın sistematiği karşısında çaresiz kalırsınız.

Kitleler şiddetle, aşırı tüketimle ve içi bomboş vaatlerle donanır.

*

Varoluş sebebini idrak edemeyip kendi özünden uzaklaşmak insanlığın sorunu.

Kendi şuur ve vicdanlarında boğulmada insanlık. Kendi kabuğunda çırpınmada.

Ve meydana getirdiği düzen bunun bir parçası.

Yerkürede oluşan tüm olayların ana hedefi insanlığın şuurlanması için, tüm olanlar işte bu aydınlanmak için.

Hatta içinde bulunduğu yozlaşmadan sıyrılması için. Vicdanları şuurlandırmak, arındırmak için.

*

Bu düzenden yozlaşmış her şeyden sıyrılmak zor olsa da imkânsız değil.

Ancak bu çaba gerektirir. Bilinç sıçraması gerektirir.

Yozlaşma sonucunda oluşan kalıplar zor yıkılsa da umut ve çaba da her şeyin ilacı.

Kabuklarınızın çatlaması içeride ne varsa dışarı dökülmesi sonucu vicdanlar elbet harekete geçecek. Kabukların çatlatılması kolay ancak dışarı çıkan ile baş edebilmek zor.

Yani bireysel ve toplumsal çaba ile öze yönelmek kolay ancak, özden uzaklaşmamak zor.

*

İnsanlık içinde bulunan aydınlanmış kişiler bunun için her an çaba sarf etmekte.

Geçmişte de böyle oldu bundan sonra da böyle olacak.

Peygamberler, evliyalar, keşişler, tüm din içinde var olan aydınlanmış kişiler hep bunun için geldiler, gittiler. Ve çabaladılar.

İnsanlık kendi realitesini bulamadıkça sıkıntıları bitmeyecektir. Hepsi de bunun bilincinde idi.

*

Peki, bu yozlaşmanın tedavisi yok mudur?

Kabuklarınızı bilin, sonrasında özden kopmayın desem de, bütün olarak baktığımızda kim hükümranlığın düşüşüne göz yumabilir ki kendisini meşru kılacak yığınları peşinden sürüklemek varken.

Bu nedenle önlemler kişisel olacak şimdilik maalesef.
Tek umut uygarlığın çıtasının yükselmesi.

Kandıralım kendimizi.

Hiç durmadan kandıralım. Şimdilik kandıralım...

 

Dip notlar;

Farklılığa tahammül edemiyoruz...

Ve gittikçe yalnızlaşan robotlarız artık.

Birbirinden uzaklaşan varlıklarız.

Her şey aynılaştı ve farklılıklarımızı kaybetmeye başladık.

Farklılığa tahammül edemez durumdayız. Çünkü gönül yorgun...

Bilgeye soruşlar;

“-Canınız ne istiyor?
-Canım hiçbir şey istememeyi istiyor. Bu ruh halinin adı gönül yorgunluğudur...” Demiş.

 

Nedir ateş?

Birbirini çok seven 3 kelebek bir gün ateşin ne olduğu üzere tartışmışlar.

İlki ateşe uzaktan bakmış ve: “Aydınlatır", demiş.

İkincisi biraz daha yaklaştığında: "Isıtandır", yanıtını vermiş.

Sonuncusu ise hızla ateşin içine girmiş.

Ateşin gerçekten ne olduğunu bir o anlamış; ama gel gör ki yandığı için bunu hiç kimseye anlatamamış...

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

 

Fadime’nin pişirdiği kuru fasulye ‘Dünya Yılın Yemeği Yarışmasında birinci seçilmişti.

Jüri yemeği nasıl pişirdiğini sorduğundan Fadime tarif ediyordu:

– Ondan sonra biraz da limon kolonyasi katacaksun.

Jüriden bir üye hayretle nedenini sorunca, Fadime’nin yanıtı şöyle olur:

– Kocam Temel, günde üç oyin kurifasülye yer. Haçan kolonya katmazsan yanında nasil yatarum, deyin baa?

 

Günün sözü;

“Bu adam herhangi bir mülke sahip değil; mülkü ona sahip.” Diyojen

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@