Tuncay Karaçorlu'nun 14 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Ne garip Yunus yazabilir ne de Homeros...
Yağmurdan sonra dizelenen gökkuşağını.

Gürüldeyerek gelen zamanı, başlayan yarını.

Bir bilgenin aklıdır ancak ve bir ozanın dizeleri.

Yağmurdan sonra, ellerimizle gökyüzüne yazılacak olan..

Bugün köşe yazımda, Salihli Sardes köyünden çocukların uğurladığı bir kervan yolculuğundan ve bu yolculuğun tamamlanış noktası olan Mihalıççık ilçesi Yunusemre köyünden, Yunus Emre'nin evrensel değerlerinden, bu değerlerin aynı zamanda yerleşimlerimizin düzenlenmesinde de esin kaynağı olabileceğinden, bu değerlere aykırı Oda Genel Kurulumuz‘daki akıl almaz gelişmelerin bu değerlere ne kadar aykırı olduğundan, bunun benzeri olan Karşıyaka Tarihi İstasyonu gelişmelerinden ve bu günlerde yapılacak olan bir sanat buluşmasından; Amazonlar ve Titanlar Sanat Sergisi‘nden bahsedeceğim.

6 Mayıs 2022 tarihinde, Yunus Emre köyünde anılacak Yunus Emre.
Yediyüz ikinci kez, bir kez daha Mihallıççık Belediyesi'nin dayanışma emekleri ile anacağı gibi.
Mihallıççık Belediyesi tepeden tırnağa Yunus Emre olmuş. Yayınlarıyla, yeşil alanlarıyla, anıtlarıyla, sokaklarıyla karşılıyor yerleşime gelen konuklarını, Yunus Emre değerleri ile konuk ettikleri gibi...
Ama asla, şehircilerin 2 yılda bir yaptığı en büyük buluşmada düzenleyenlerin yaptığı gibi; Bir kez daha unutturduğu gibi değil...
12 Eylül, şehirciliğin kentleşme kurumlarımıza, kentlerimize ve biricik doğasına kıydığını, bir kez daha sonuç bildirgesine almayarak unuttuğu ve unutturduğu gibi...
Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi, 2023 yılında emek birlikteliği yaptığı topluluklarla birlikte gerçekleştireceği bir çevrimiçi çalıştayda, toplumsal belleğe kazandıracağı belgelerle hiçbir yanlışlığı, hiçbir eğriliği ve sonuçlarını unutturmayacak...

Şehir Plancıları Odası'nın Genel Kurulu 19 Mart 2022 tarihinde gerçekleştirildi. İstanbul Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Çırağan yolu üzerindeki asırlık tescilli ağaçların bir oldu bitti ile kesildiği aynı günlerde yapılan Oda Genel Kurulu'nda, bir oldu bitti ile özel bürolarda hazırlanandığı çok açık olan bir dolgu liste de eş zamanlı olarak, genel kurula bile gelmeyen kişilerin dahi ilgili oda organları adayları arasında yer aldırtıldığı biçimde, tek liste olarak üyelere açıklandı. Eş zamanlı olarak delegelerin değerlendirmesi için bir komisyon tarafından hazırlanan Genel Kurul Bildirgesi'ne ise Genel Kurul Delegesi Ahmet Tuncay Karaçorlu tarafından yapılan;
“Ülkemizin şehirciliğine ilişkin kentlerimizde yaşanan kirli kentleşme süreçlerinde rolü ve '12 Eylül askeri darbesinin şehir planlama kurumlarına ve değerlerine etkileri" ne ilişkin bir ön bilgilendirme ekinin de o dönemlere tanık olmayan genç Şehircilerin farkındalığını artıracağı amaçlarıyla ile eklenmesi önerisinin oy çokluğu ile reddedilmesi üzerine ise, Oda Genel Kurulu'nda, yine Ahmet Tuncay Karaçorlu tarafından bir davette bulunuldu. Genel Kurul Delegesi ve Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Ahmet Tuncay Karaçorlu tarafından yapılan davette;

'Ülkemizin son 40 yılında özel planlama, müteahhitlik şirketleri tarafından yapılan,  kopyala yapıştır yöntemiyle birbirinin aynı araştırma raporlarından, meslek değerlerine aykırı, bilim ve toplum değerlerine aykırı bütün gelişmeleri ele alabilecek olan ve yine aynı özel planlama müteahhitlik büroları tarafından oluşturulan ısmarlama genel kurullar düzenine ve kent suçu haline gelmiş merkezi ve yerel idarelerin şehircilik hizmetlerine kadar birçok konuda bilgilendirme, eleştiri ve önerilerin yer alacağı, 'Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi yürütücülüğünde, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği İzmir Şubesi birliktelikleri ile 2023 online çalıştay'a ilişkin bir daveti içeriyordu.

İzmir Karşıyaka Tarihi İstasyonu'na ilişkin gelişmeler önce mücadele, ardından kazanım ve kararlı bir takiple devam etmesine rağmen, gerek sorumlu merkezi idare Devlet Demiryolları 3. Bölge Müdürlüğü gerekse İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi, garip bir atalet içerisinde, Karşıyaka Tarihi İstasyonu' nun, toplumun ve kamunun kullanacağı bir yapı olmasını önleyecek olan, çocuklarımızın kullanımı ile ticari kullanımlar olarak kullanımı durumunda önceki gibi tahribata açık olacağı düşüncesiyle 'Bir çocuk kütüphanesi olması' yolundaki önerimizin yeterli hiçbir girişimde bulunmadıklarını düşünerek ve üzülerek takip etmekteyiz.

Oysa tarihi istasyonumuzun önceki belediye yönetiminin duyarsızlığı ile restore edilmiş yapının alüminyum ürünlerle büyütülüp, özgün özelliğinden çıkarılıp bir kamu suçu ve koruma kaybı önlenerek yeniden topluma, kamuya ve çocuklarımıza kazandırılması için geliştirilen önerilerinin bir tanesinin yaşama geçebilmesi olanaklı olabilirdi.
Bu konuda Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi olarak yaptığımız tüm girişimler sonucunda merkezi ve yerel idare her gelişmeden haberdar olmasına rağmen ürkütücü biçimde tarihi binamızı gelişmelerin belirsizliğine teslim etmişlerdir.
Ama bu konuda duyarlı olan bütün çevreler, var olan yasal düzenlemeler ve Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi, tarihi istasyonumuzun toplum tarafından kullanılabilecek çalışmalarını, özelliğini ve istasyon varlığını belirsizliğe teslim etmeyecekler ve gelecek kuşaklara bir uygarlık mirası olması yolunda kararlı çabalarını sürdüreceklerdir.