02.04.2021, 05:34

Yüreğime sımsıkı tutundu ve asla bırakmayacak

Bazı sözler vardır anlatmak istediğinizde boğazınıza dolanır yutkunamazsınız, içinizden geleni haykırmak istersiniz ama ne bir söz çıkabilir ağzınızdan ne de tek bir harf.
Bu yazı aslında tam da öyle bir yazı silip silip tekrar yazdığım, ne yazsam hissettiklerimi aktarmama yetmeyen bir yazı.
O nedenle daha kolay olanı seçip yaşadıklarımı yazmak istedim.
Çok değil yaklaşık bir ay önce duymuştum adını minik Ulus’un. Gazetenin 1. sayfasına koyduğum küçücük rengarenk boyalı elleri gibi vücudunu taşıyamayan küçücük yorgun bir kalbi vardı.
Kalp nakli bekliyordu çaresiz ama soyadı gibi umutla 4 yaşındaki ‘Ulus Umut’.
Balıkesir’de yaşayan ailesi çareyi orda bulamayınca evlatları için herşeyi arkada bırakarak İzmir’e taşınmışlardı. Anne Dilek Hanım ‘Bir çocuğumu daha önce kaybettim, Ulus'umu da kaybetmek istemiyorum. Sesimizi lütfen duysunlar. Oğlum organ bağışı ile hayatta kalacak" diye seslenmişti vicdanlarımıza.
Haberden sonrada süreci yakından takip ettik. Durumu giderek ağırlaştı Ulus’un önce yoğun bakıma girdi sonra tam biraz toparlandı iyiye gidiyor derken, yine yoğun bakıma alındığının haberini öğrendik.

***

Dün sabah yine her zaman ki rutin telaşımla bir yandan gazeteye ulaşmaya çalışıp, diğer yandan gece oluşan gündemi takip ederken bir mesaj geldi Ulus’un haberini yapan muhabir arkadaşım Kerim Uğur’dan.
Çok kısa yazabilmiş Kerim, ‘Ulus’u kaybettik’.
Bu çok kısa mesaja o kadar uzun bakmışım ki gözlerimi telefondan kaçırabildiğimde gazeteye gelmişim bile. Yazabildiğim tek cevap ‘Tamam’ oldu.
Ne diyebilirdim ki ne cevap verebilirdim ‘olmadı’, ‘onu hayatta tutamadık’, ‘başaramadık’ mı ya da birilerini, sistemi, falan suçlasam soğurmuydu yüreğim bilmiyorum. Ama diyemedim, yazamadım, konuşamadım.

***

Gazeteye çıktığımda arkadaşlarımla yazı işleri toplantısına başladık. Rutin haber akışını ve gündemi her zaman olduğandan çok daha üstünkörü değerlendirdikten sonra gündem notlarına bile ekletmeye dilimin varmadığı haberi onlara da söylemek durumundaydım.
Tıpkı Kerim gibi kısa ve net oldu sözlerim ‘Arkadaşlar bir de son olarak Ulus’u kaybettik’ deyiverdim hızlıca ve aceleci.
Senelerin gazetecileri koskoca adamlar ve kadınlar, yazdıklarında sayfa sayfa haber yazan ustalar, hiç birinden tek bir kelime bile çıkmadı. Sadece dolu gözler ve boş bakışlar vardı masada.
O anki fotoğraf meslek hayatımda unutamayacağım kareler arasına eklendi.
Ulus belki hayata tutunamadı ama benim ve meslektaşlarımın yüreğine, aklına ve vicdanına sımsıkı tutundu ve asla bırakmayacak.
Bu mesleği yapmaya devam ettikçe biz, Ulus’ların sesini duyurmaya, organ nakli bekleyen binlerce çocuğumuz ve vatandaşımız için yazmaya ve ‘umut’ aramaya devam edeceğiz.
Işıklar içinde uyu minik Ulus!

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@