Yusuf Yerkel, Türk kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel, Manisa’nın Soma ilçesinde 301 maden işçisinin öldüğü maden faciasında jandarmanın yardımı ile yere yatırılan maden işçisi Erdal Kocabıyık‘I acımasızca tekmelemesi ile günlerce gündem olmuştu. Bilahire dayak yiyen madencinin başına gelmedik kalmamış, tehdit edilmiş, zorla özür diletilmişti. Yusuf Yerkel kendi attığı tekmelerden dolayı “Ayak parmaklarım incildi” diye madenciye ceza davası bile açmıştı. 

Türk kamuoyu, Yerkel’in bu eylemi ile görevden alınmasını beklerken, dönemin merkez yönetimi cezalandırmak yerine, bu adamı bir de terfi ettirerek ödüllendirmişti. Bu adam merkezi yönetime ne tür bir hizmet verdiyse, ödüllendirme süreci devam etti ve şimdi de torba yağlı gelir kadrolu olarak Frankfurt’a ‘Ticaret Ataşesi’ olarak atandı. 

T.C.’nin yurt dışında birçok yağlı ballı torba kadroları vardır. AK Parti bu kadroları liyakata göre değil, “ödüllendirme” kadrosu olarak kullanır. Bu kadrolara atanan kişilerin Türkiye’ye bir faydası olması, memlekete yarar getirmesi filan önemli değildir. Önemli olan atanan kişilerin AK Parti'ye veya bir kişiye geçmişte vermiş olduğu hizmetlerdir.
Eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış Prag’a, FETÖ'cü Tümgeneral Mehmet Dişli'nin ağabeyi eski AKP Milletvekili Şaban Dişli Hollanda’ya, Merve Kavakçı Malezya’ya, İngilizce bilmeyen AKP eski milletvekili Murat Mercan Washington’a, AKP MV.Aday adayı Ozan Ceyhun Viyana’ya, Özel kalem Müdürü Abdulkadir Emin Önen Çin’e TC büyükelçileri olarak atandılar. Liste çok uzatılabilir.  Dışişlerinin temel yapısını tamemen bozan, deneyimsiz dil bilmeyen atamalar o kadar çok ki,  tamamen ayrı bir yazı konusu olabilir. 

Tekmeci Yusuf'a ise tam piyango vurdu, 6 bin avro maaş, son model Mercedes ile kendi ve ailesinin seyahat, sağlık masrafı, eğitim ve özel okul desteği, ev kirası, görev süresi bitip Türkiye'ye dönerken, “naklihane” hakkından yararlanacak ve istediği eşyayı götürebilecek. Sıfır model Mercedes'i vergisiz olarak Türkiye'ye götürebilecek. Süper emekli olabilecek. Say say bitmiyor. 

Tekmeci Yusuf bile birilerine yağ çekmek, yalakalık yapmak için acılı madenciye attığı tekmenin bu denli değerli olduğunu bilmiyordu. 

Yurt dışında 40 sene sanayici-iş insanı olarak yaşadım. Bir çok Türk-Alman işveren kuruluşlarının başkanlığını – kuruculuğunu yaptım. Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği çok büyük önem arzeden bir makamdır. Frankfurt Almanya’nın finans merkezidir. Türkiye ile ilgili ekonomik yatırımların ana köprüsüdür. Ekonomi eğitimi bile bulunmayan, Almanca bilmeyen deneyimsiz bir Ticaret Ateşesi Türkiye’ye fayda değil zarar verir. 

Yusuf Yerkel’in Frankfurt’a atanması Almanya ve Avrupa’da gerek Türk, gerekse de Avrupalı çevrelerde çok büyük protestolara neden oldu. Uluslararası basın konuyu manşete taşıdı. 
Almanya’da 30’a yakın kurum ve vekiller, Yusuf Yerkel'i 'istenmeyen kişi' ilan etti. 

Bugün Frankfurt Başkonsolosluğu önünde bir açık hava toplantısı düzenlenecek ve toplantıya yaklaşık 2,3 milyon üyesiyle sadece Almanya’nın değil, dünyanın en büyük işçi örgütü olan IG Metall’in (Metal İşçileri Sendikası) Frankfurt temsilciliği de katılacak. Almanya Sosyal Demokrat Partisi Eyalet Milletvekili Turgut Yüksel, "Frankfurt‘ta Bay Yerkel gibi bir kişiye hoş geldin diyemeyiz“ diye açıklama yaptı.

Alman resmi makamlarının Yusuf Yerkel’in akreditasyonunu onaylamayacakları konusunda duyumlar da var. Almanya iş dünyasını çok iyi tanıyan birisi olarak düşüncem, bu atamanın hemen geri alınması Türkiye için en hayırlısı olacağıdır. Bu kadar rezaletten sonra Alman ekonomi kurum ve kişileri  kesinlikle bu adamı muhatap kabul etmeyeceklerdir. 

Böyle işleri, tekmecileri ödüllendirmeyi filan Türkiye’de yapabilirsiniz ama demokratik ülkelerde buna izin vermezler, ülkenizi rezil etmekten öteye gidemezsiniz.

Kimsenin uyarıları dikkate almayacağını bile bile, yol yakınken bu sevdadan dönün, Türkiye’nin itibarını daha fazla sarsmayın diyeceğim…