08.10.2014, 21:00

Zafer İnananlarındır!..

Harika bir maç sonunda Pınar Karşıyaka, ülke basketbolunun en değerlisi, "Şampiyonlar Şampiyonu"na verilen "Cumhurbaşkanlığı Kupası"nı, 27 yıl sonra 2. kez İzmir'e getirdi.

İlk kez kazandığı kupada Beşiktaş'ı dize getiren Kaf Kaf, bu kez de "dev bütçeli" Fenerbahçe Ülker'i "nefesleri kesen bir maç"ın ardından yenerek Koç Ufuk Sarıca ile 3. finalinde 2. kez zafere ulaştı. Türkiye Kupası'ndan sonra, Cumhurbaşkanlığı Kupası da "Akdeniz'in parıldayan yıldızı" Karşıyaka'ya geldi.
"Zafer İnananlarındır."
Karşıyaka inandı ve zafere imzasını attı.
Ufuk Sarıca'nın inanılmaz oyun okuyuşunun ürünü olan bu galibiyet, 9-0'lık Fenerbahçe Ülker başlangıç serisine karşın geldiyse; bu tamamen "basketbol zekası"yla inanılmaz bir geri dönüşün eseridir.
Daha 1. dakikada peş peşe yenen sayılarla 9-0 geriye düşen koçların yaptığı gibi rakibin hızını kesmek için mola alma ihtiyacını hissetmeyen Sarıca, "şimdi molayı alır." diyenlere oyunu kesmeyerek cevap verdi ve "aynen devam" dedi. Eldeki mevcut oyuncularıyla rotasyonunu da çok akıllıca kullanarak, oyuna sürdüğü oyuncularının demorolize olmalarını önledi ve rakibini alt etmesini bildi.
"Zafer İnananlarındır" dememin tek nedeni de bu işte...
Ufuk Sarıca Karşıyaka'ya inandı... Tribün gücüne inandı... Oyuncusuna inandı... Kenardakilere inandı... Yardımcılarına inandı... Yönetimine inandı... Malzemecisine inandı... Masörüne inandı... Doktoruna inandı...
"Böyle bir ekibin" başarmasıyla en büyük kupaya da "Şampiyonluk imzası" atıldı...
27 yıl önce "çifte zafer"e (Lig ve Cumhurbaşkanlığı Kupası) şahit olan bendeniz, bu kez yine çifte zaferi (Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Kupası) görebilmenin mutluluğunu Karşıyakalılarla birlikte yaşadım.
Ne mutlu ki; bu ülkede Karşıyaka var!..
Oyundan bahsetmek gerekirse, son yılların en zevkli mücadelesi oldu... Hakemlerin kusursuz yönetimi, seyircinin harika desteği basketbolun tüm güzelliklerini ortaya serdi...
Ah 24 saniye göstergesi... Neden bozuldun?..
Sen bozuldun ama... Oyun kalitesi ve Karşıyaka'nın ahengini bozamadın!..
Kupa İzmir'e, Karşıyaka'ya geldi...
Gençlik ve Spor Bakanı verdi...
Gönül arzu ederdi ki; Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı adına konan Cumhurbaşkanımız verseydi...
Kendisini göremedik ama... Karşıyaka Belediye Başkanımız Hüseyin Mutlu Akpınar oradaydı... CHP'lisi, Akparti'lisi, MHP'lisi hepsi yek vücut olmuş, "Kaf Kaf" diye hançereleri yırtılırcasına haykırıyorlardı...
Ne mutlu...
Kaf Kaf salonda koalisyonu bile kurdu!..
En önemlisi "Karşıyaka Taraftarı" yine muhteşem bir koro oluşturdu ve "Zafer Şarkıları" ile Başkent'i inleterek, Anıtkabir'de "Şampiyonluk Turu"nu noktalandı...
Bunun keyfi de; Karşıyaka'da çıktı…

XXX

Koçluk Sarıca’ya yakışıyor…

Karşıyaka’ya Avrupa, Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Kupası finalleri oynatan Ufuk Sarıca’ya bir parantez açmakta yarar var.
Basketboldaki sporculuk geçmişindeki “parlak zaferler”ine, antrenörlük yaşamında da “kısa bir zaman” diliminde yenilerini eklemek bir tarafa “basketboldaki duruşu” ve “oyun zekâsı” ile Ufuk Sarıca’ya gerçekten de koçluk yakışıyor…
Benchte ne zaman nasıl davranılacağının bilinciyle takımını bir maestro edasıyla yöneten Ufuk Sarıca’nın eldeki mevcut silahlarını zamanında ve gerektiğinde nasıl kullanılacağını bilmesi bile, onun bu oyun içindeki rolünü ortaya koyuyor.
Pınar Karşıyaka’ya geldiği günden bu yana elde ettiği başarılar bir yana, değişen başkanlar, şube sorumlu ve yöneticileri, menajerler, yerli ve yabancı oyunculara karşın değişmeyen tek gerçek: Ufuk Sarıca…
Yönetimine saygısını esirgemeyen, onların üzerinde hiç bir zaman için kendisini görmeyen, büyüklük egosunu bir yana bırakarak mütevaziliğinden vazgeçmeyen Ufuk Sarıca, oyuncularına da (hangisi olursa olsun) toz kondurmuyor, laf söyletmiyor…
Taraftarla bütünleşen, medyayla ilişkilerini sıcak tutan, rakibini hiçbir zaman için küçümsemeyen, galibiyet ve yenilgide aşırıya kaçmayıp, “sporun içindeki olağan şeyler” mantığıyla hareket ederek, ders çıkarmaya özen gösteren Ufuk Sarıca’ya gerçekten de coachluk yakışıyor…
Yolun sonunda A Milli Takım coachluğu görülen Sarıca’yla bütünleşen Kaf Kaf’daki mesaisinin ufuk soluklu olması “benim en büyük silahım” dediği “muhteşem Karşıyaka Taraftarı”nın da en büyük dileği…

XXX

Tek kelime
Karşıyaka’nın taraftar temsilcilerinden, işadamı Altar Toker, tek kelimeyle leyleği havada gördü… Bir bakıyorsun İspanya’dan çıkıyor… Bir gün İtalya’da. Ertesi gün İsviçre’de… Karadeniz Turu, Antalya, Çeşme, İstanbul derken… Sabah Fransa’dan uçağa biniyor, sanki havada uçak değiştirip, ver elini Cumhurbaşkanlığı Kupası için Ankara…
Merak edenlere…
Klonlama falan yok… Benzeri, dublörü de bulunmaz!… Tek kelimeyle Altar bu!..

XXX

Merak bu bu ya!

Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın tüm güzelliklerine leke düşüren tek olay "24 Saniye cihazı"nın arızalanması ve maçın durmasıydı...
Uzun uğraşlar sonunda da milyonlarca TV seyircisinin gözü önünde tamiri yapıldı, ortaya kondu. Tek cihaz ile maç devam etti...
Şimdi TBF yetkililerinme soruyorum:
Tüm lig maçlarında en küçük bir arıza veya yedek cihaz olmaması nedeniyle kulüplere ceza yağdıran disiplin kurulu bakalım bu en büyük ayıba nasıl bir tavır sergileyecek ve kime nasıl ceza verecek?
TBF de bu olayı nasıl karşılayacak?
XXX

Gerçekten de…

Altay Başkanı Aslan Savaşan, seçim öncesi söz verdiği otobüsü aldığına çok sevinmiş…
Birkaç eski ve yeni yönetici ile alt yapının desteği ile alınan otobüs gerçekten ihtiyaç…
Ama Altay için bir gerçek var ki; o da kulübü geçmişine döndürebilmek… Geleceğini karanlıktan kurtarabilmek…

XXX

Dinliyorlar…

Altınordu beraberliklerden bir türlü kurtulamıyor…
Patron Seyit Mehmet Özkan, “Hep beraber” demiyor mu?...
Çocukları da onu dinliyor…

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@