18.08.2021, 07:00

Zihin okuma nedir?

Zihin okuma karşıdaki kişinin davranışlarından yola çıkarak onun zihninden geçenler hakkında varsayımlarda bulunmaktadır. Bu varsayımlar çoğu kez negatif yöndedir. Zihin okuma yapan kişi karşısındaki kişiden herhangi bir bilgi alma yoluna gitmek yerine kafasının içinden geçen düşünceye “kesin” gözüyle bakar ve teyit alma gereksinimi duymaz.
Akıl okumak çoğumuzun sahip olmak istediği bir durumdur fakat hiçbirimizde mevcut değildir. Siz bilişsel çarpıtmayı bu şekilde yapıyorsanız karşınızdaki kişinin zihninden geçenleri sadece “varsayarsınız” ve ona göre olumsuz çıkarımlarda bulunursunuz. 

 

Örneğin, biz konuşurken esneyen birisi için “sıkıldı heralde, sıktım onu” 
Ya da;
"sormaya gerek yok, ne söyleyeceğini biliyorum zaten."
Veya;
"Benim ne hissettiğimi bilmiyor"
Yahut;
"Telefonuma saatlerdir cevap vermiyor, kesin beni aldatıyor"
Ya da;
"Ben zaten biliyordum benimle görüşmek istemediğini. Kesin benden rahatsız oluyor.”
Veya;
"Bana slm vermedi, küsmüş olmalı?" şeklinde düşünmek birer zihin okuma örnekleridir.

 

Zihin okuma çarpıtmasının ailede öğrenilen, alışılagelmiş ve “normal” kabul edilen bir durum olabildiği görülmektedir. İkili ilişkilerdeki örneklere bakıldığı zaman birçok sorunun temelinde kişilerin tekrarlayıcı bir şekilde çarpıtmaya başvurmasının olduğu görülmektedir. Bu anlamda bu okumalar kişilerarası ilişkileri çıkmaza sürükleme riskini taşımaktadır.

 

Peki zihin okuma hangi durumlarda görülmektedir?

Çocukluk döneminde yaşanılan olumsuz  deneyimler, karşılanamayan sevgi ihtiyacı, yeterli destek görememe, yakın çevre tarafından onaylanmama, eleştirel aile tutumları gibi durumlar kişinin değersiz hissetmesine sebep olabilmektedir. Travmatik olaylar neticesinde insanlara ve hayata güven duygusunu yitirmek de bu durumu tetikleyen bir unsur olabilir.
Hayal kırıklığı yaşanılan durumlarda, güven duygusunu zedeleyici nitelikle sonuçlanan olaylarda, kişilerde "insanlar güvenilmezdir" gibi bir şema meydana gelebilmektedir. 
Çocukluk döneminde sürekli eleştiriye maruz kalan bir kişi hayatının ileriki dönemlerinde kendisinde eksiklik hissedebileceğinden dolayı insanların kendisiyle ilgili olan düşüncelerini çok fazla zihninde tasavvur etmeye başlayabilir. Buna bağlı olarak kişiler karşısındaki insanların söylemlerinden yola çıkarak değil; kendi zihinlerinde beliren düşüncelere göre hareket edebilmektedirler. 

 

Zihin okumayı nasıl durdurabiliriz?

Zihin okuma bir alışkanlık haline geldiği zaman çok yorucu bir hal alabilmektedir. Canımızı sıkan bir durum yaşanıldığı zaman karşımızdaki insanlarla bu durumu konuşmak her zaman daha etkili bir yöntemdir. Sağlıklı ilişkiler kurmak adına çevrenizle yaptığınız diyaloglar esnasında zihinlerde beliren bu seslerin kısılması daha iyi seçenek olacaktır. Olanı olduğu gibi değerlendirmeli ve olayın arka planı hakkında yorumlar getirmemeye çalışılmalıdır. 

Zorlandığınız durumlarda uzman desteği almaktan kaçınmayın. Sorunun nerede başladığı ve neyden kaynaklandığını keşfetme yolunda atılacak bu ilk adım, çözüm sağlayabilecek en iyi yoldur. Psikoterapi bu durumların üstesinden gelmenize yardımcı olabilir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@