02.08.2013, 21:00

Zihniyet karmaşası...

Dayak ve küfürden sonra, cinsel ilişki kurmaya zorlanmanın yanı sıra, çocuklara bakıcılık, temizlik elemanı, her türlü kullanım hakkı saklı kadın olmak zor ülkemde...¶

Direnmenin sonu ise tecavüz… Sonucunda da kadın sessiz kalmalı bu altın kural...

Ve çocukları var diye susmak ikinci altın kural...

Şimdilerde ise hamile hamile karnın burnunda sokakta yürüyorsan ‘bu çocuk ne ki?’ düşüncesi kaplamış örümcek zihinleri...

Mini etek giyiyorsan bir peynir çeşidinin adını duymaktan bıktık...

Bu davranış şekli de erkeğin hep aynı düşünce ve eylemleri tekrarlamasına yol açıyor ülkemizde...

Yakında "Kadınlar tecavüzden, cinsel şiddetten haz alır" şeklinde bir düşünce ortaya çıkarsa şaşırmayın...

*

Bastırılmış olayların arkasında cesaret verici açıklamalar var ne yazık ki...

Çocuk kadınlarımız babaları yaşındaki erkeklere peşkeş çekilirken konuşmayanlar, başka zaman ahkam kesiyor...

Ömür boyu taciz ile yüz yüze kalan kızlarımız, travma yüzünden hayata küserken, sağlıksız, fiziksel -cinsel şiddetle iç içe yaşamak zorunda kalırken talihsiz açıklama yapanlar, yazanlar nerede?

Şiddet sonrası psikolojik yıkımı kim dillendiriyor?

Sadece bol keseden atmalar...

Önyargılar...

Vır vır konuşmalar...

Yıkımın ardından, ayağa kalkmanın zorluğunu kim biliyor?

Yasal düzenlemeler yetersiz kaldığı için mi cesaret buluyorlar yoksa açıklamalar kalplerine su serptiği için mi?

Vicdanen ‘kadın kuyruk sallıyor ondan rahatım’la mı avunuluyor?

Hala mini etek giyen kadınlarımıza, söylemeye ve yazmaya dilimin ve edebimin varmadığı kelimeler sarfeden erkeklerimiz önyargısını ne zaman evrimleştirecek?

Cinsel şiddetten zevk almayan aksine sustuğu için, depresyona giren kadınlarımız saldırgan tavırlı erkeklerin zulmünden ne zaman kurtulacak?

Kışkırtmalar ne zaman bitecek?

Kadınlarımızın sessiz kalması mı acaba işleri daha da zorlaştırmakta?

Girilen kabuktan artık çıkılmalı...

Ancak bu denli talihsiz açıklamalar olduğu sürece daha da saklanacaklar gibi görünüyor...

Zihince evrimleşmeyen kafalar sayesinde, ne hakkından söz ediyoruz?..

 

*

 

Türkiye’mizin acı gerçeği ile ilk yüzleşen kadınlarımız...

İstediğini giyemeyen, sokağa erkeksiz çıkarılmayan, köle ve çaresiz bırakılan kadınlarımız...

Zihni uyuşturucu ile değil, safsatalarla, örflerle, kurallarla, hiddetle uyuşturulan kadınlarımız...                                                                        

Hala erkeğe dört eş olan kadınlarımız...

Tecavüz edildiğinde suçlu gören zihniyete kurban olan kadılarımız...

Bilin ki;

Kadın demek doğa demek, var etmek demek...

Kadın demek yaşam demek, bereket demek...

Kadın demek sevgi, şefkat, merhamet demek...

Ön yargılı zihniyetleri sorgulayın...

Maalesef yerin dibine ilerliyoruz...

Yıpranıyoruz...

Yıpratılıyoruz...

Zayıflatılıyoruz...

Gücünüzü keşfedin...

Mutlu kalın... 

 

 

Dip notlar;

 

Sınıf atlayalım...

Ne zaman gerçekten ikinci sınıf vatandaş olmaktan kurtulup şiddetin olmadığı bir zamana adım atacağız?

 

Dünyada 100 milyona yakın kadın, erkeklerle eşit haklara sahip değil...

Fuhuş yapmaya zorlanan kadın sayısı yılda 4 milyon...

En az 3 kadından biri dövülüyor ve cinsel istismara uğruyor...

Türkiye’de kadınların yüzde 45’inin fiziksel, yüzde 40’ının ise cinsel şiddete maruz kaldığını biliyor musunuz?

Cinsel şiddete uğrayan kadınların ise yüzde 60 evli, yüzde 20’si boşanmış, yüzde 10’nu nikahsız, yüzde 10’u bekar...

Cinsel şiddete uğrayan kadınların sadece yüzde 15’inin mahkeme ve karakola başvurduğunu düşünürsek geriye kalan kişiler nerede?

Acılarını nasıl yaşamakta?

Hiçkimse cinsel şiddete, söz şiddetine, küçük görülmeye, dayağa maruz kalmamalı ve hiçkimse cinsel şiddeti hak etmez. Ve hiçbir nedeni de, savunması da olamaz, yoktur?

Gelecek hepimizin?

 

 

Neler yaşanır?

 

Hayata karşı umudunu yitirme...

Titreme ve ağlama krizleri...

Konuşurken gözlere bakamama ve iletişim kuramama... Korku ile birlikte içine kapanma...

Kendini suçlama...

Güvensizlik...

Yalnızlık duyma...

Cinsel isteksizlik...

Orgazm olamama ve ağrılı cinsel ilişki...

Ses yükseltildiğinde ani tepki...

Unutkanlık...

Öfke patlamaları...

Uykusuzluk, halsizlik, aşırı yorgunluk...

Bulantı, baş dönmesi...

Umutsuzluk, çarpıntı...

Ve yalnız sokağa çıkamama...

 

 

 

 

 

Fıkra;

Bir gün Temel ile Dursun 2 katlı otobüsle yolculuk ediyomuş. Temel 
cep telefonunu çıkartıp alt kattaki Dursun’u aramış. 
- Orada havalar nasıl Dursun kardeşim? 
- Bizim şoför uyumuş otobüs kendi kendine gidiyo valla Temelciğim... 
- O dabirşey mi Dursun? Bizim katta şöför bile yok. Otobüs kendi 
kendine gidiyo...

 

 

Günün sözü; ‘’Kadın doğulmaz olunur’’...Simone de Beauvoir

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@